phil jackson albany ile ilgili görsel sonucu

 

Hepimizin yakından tanımasını istediğim bir koç var. Tam 11 kez şampiyonluk yaşamış ve bunu Kobe Bryant ve Michael Jordan gibi egosu epey yükseklerde süperstarlarla başarmış bir koç. Önce kendi takımlarına, sonra da dünyaya, takım olabilmeyi ve başarının ancak böyle gelebileceğini göstermiş bir ikon. Manevi yönüyle tanınmış bir guru.

 

Phil Jackson. Diğer bir ismiyle ” Zen Master ”.

 

Basketbolla ilgilenen çoğu insan aklından sürekli basketbolla ilgili bir şeyler yapmak geçirir ama bu istek bir süre sonra ya tembellik ya da hayattaki meşguliyet yüzünden kaybolur gider. Benim de Phil Jackson’u yakından tanımam böyle oldu aslında. Aylardır elimde olan bir kitabı var: Kendisinin ve arkadaşı Hugh Deleganthy’nin birlikte kaleme aldığı ‘ Kutsal Çemberler ‘ kitabı. Kitaplığın üst rafından aylarca bana baktı ve ben basketbola çok fazla ilgili olmama rağmen ya tembellik diyelim ya meşguliyet elime alıp içinde kaybolmadım o kitabın. Günlerden bir gün öylesine elime almışken kendimi kitabı yarıya getirmiş halde buldum ve kendime sürekli Phil Jackson’u neden daha önce bu kadar yakından tanımak istemediğimi sorup durdum. Sanki Phil Jackson’un yanında benchte oturan bir yardımcısı gibi yaşayacaksınız her anı bu kitabın içinde. Sonrasında da kendisinden çok etkilendiğim Jackson’ı olabildiğince çok insana tanıtmak istedim.

 

Albany ve Porto Riko yılları ile başlayacak bu serinin devam yazılarında Jackson’ın Chicago ve Lakers yılları adlı iki yazı daha olacak. Mini bir Phil Jackson yazı serisinin ilk yazısında öncelikle Phil Jackson’a NBA’de yardımcı olacak çoğu şeyi nasıl kazandığına, yani Albany ve Porto Riko’daki koçluk yıllarında onu olgunlaştıran tecrübelerine yer vereceğiz. Hazırsanız, Phil Jackson’ın dünyasına giriyoruz.

 

Phil Jackson 1945 yılında Montana’da doğdu. Phil Jackson ailesi dine çok bağlı bir aile olduğu için kendisi de Kilise hayatına göre büyüdü. Kendisi Kutsal Çemberler(1995) kitabında şöyle bahsediyor bu durumdan: Hayatımız kilise hayatına göre düzenleniyordu. Evimizde tv izlemek, rock’n’ roll dinlemek yasaktı. Alkol veya sigara içmekten bahsedemezdik bile. 15 yaşında kadar böyle devam eden Jackson büyüdükçe bu durumdan sıkılmış ve kurtarıcısıyla tanışmıştı: Basketbol. Basketbol oynarken de lakabını borçlu olduğu Zen öğretisi ile yolları kesişti. Zen öğretisi tamamen zihni arındırmaya ve anı yaşamaya odaklı bir öğretidir. Hayatını ahirete göre düzenleyen bir ailede yaşayan Jackson için ilgisini çeken bir konu olmuştu bu. Jackson sonrasında da üniversitede bu konu üzerine dersler aldı. Bu sırada basketbolu da gelişen Jackson, Knicks tarafından 2.tur 17.sıradan draft edildi.

 

 

phil jackson albany ile ilgili görsel sonucu

 

Knickste genelde benchte oturan bir oyuncu olduktan sonra tam şansının döndüğünü düşünmüştü ki, büyük bir sakatlık geçirdi ve (aslında) her şey bu sakatlıkla başladı. Sakatlandıktan sonra takımda yardımcı antrenör gibi maçları takip etmeye koç ile taktik tartışmaya başladı. Basketbolu bir antrenör gibi görmeye başladı. Sakatlığı geçtikten sonra geri dönen Jackson Knicks ile de oyuncu olarak bir NBA şampiyonluğu yaşadı. NBA şampiyonu olduktan sonra kendisine peki ya şimdi ne olacak gibi soruları soran Jackson hayatındaki boşluğun küçüklüğünden beri alıştığı maneviyat duygusu olduğunu görmüştü. Bir kaç farklı meditasyon denedikten sonra tekrar Zen öğretisine yönelen Jackson aradığı huzuru orada bulacaktı. Zen gibi anı yaşamayı ve zihni arındırmayı destekleyen bir öğretiyle basketbol oynarken de rahatlamıştı Jackson. Berrak bir zihinle basketbolu çok daha basit ve sakin oynadığını belirtiyor Kutsal Çemberler kitabında.

 

İlgili resim

 

Phil Jackson 1978 yılına gelindiğinde New  Jersey Nets’e takaslanmıştı ve Phil 33 yaşına gelmişti. Nets koçu Kevin Loughery de Jackson’a koçluk kariyerini başlatacak soruyu sordu ve ona takımda yardımcı antrenör olmasını teklif etti. Nets’de antrenörlük konusunda kendisini geliştiren Phil Jackson sonrasında da Albany ve Porto Riko takımlarında basketbolun inceliklerini öğrenip bu işte olgunlaşacaktı.

 

phil jackson new jersey nets ile ilgili görsel sonucu

 

Phil Jackson NBA arenasında yardımcı koçluk yaptıktan sonra 1982 yılında CBA liginden Albany Patroons takımını çalıştırmaya başladı. Takımın durumu pek parlak değildi ve oyuncular da bu durumu çok fazla umursamıyordu. Albany’nin bir artısı da Phil Jackson için kalabalıktan uzak ailesiyle yaşayabileceği bir şehir olmasıydı. Jackson ona gelecekte çok yararlı olacak mottosunu Albany’de oluşturmaya herkesin haftalık maaşını yetenek farketmeksizin eşitleyerek başladı. Phil Jackson için takım tam anlamıyla takım olmalı ve herkes takım için bir şeyler feda etmeliydi. CBA NBA için vitrin ligiydi ve bu yüzden ne zaman bir şeyler başardığınızı düşünseniz bir NBA takımı gelip sizin en önemli oyuncunuzu alabilirdi böylece tüm planlarınız çalışmalarınız boşa gidebilirdi bu yüzden oyuncuların takımdan çok kendi performanslarını düşünüp güzel bir yere kapak atmak gibi düşünceleri epeyce fazlaydı. Takımda bu hava hakimken Phil Jackson oyunculara takım oyununun ve başarının herkesin istediği iyi yerlerde basketbol oynamak için bir şans yaratacağını söylerek oyuncuları aynı çatı altında topladı. Phil Jackson Albany’de bir basketbol takımını aileye çeviriyor ve başarıya emin adımlarla yürüyordu.

 

phil jackson albany ile ilgili görsel sonucu

 

Albany ile sezona devam ederken yaz liginde bir Porto Riko takımından iş teklifi alan Phil Jackson (her türlü kendini geliştirme teklifini kabul ettiğini de bize göstermek istercesine) -Porto Riko gibi- basketbolun gerçek anlamda kaos ve cehennem içerisinde oynandığı bir ülkede yeni şeyler tecrübe etmeye devam etti. Kitabı Kutsal Çemberlerde takım sahiplerinin maçlara silahla geldiğinden bahsetmiştir Phil Jackson. İleride NBA’de onlarca maç sonu stresi içerisinde yer alacak Jackson için Porto Riko gibi kaotik bir ortamda basketbol oynatmak gelecek için staj yapmaya benziyor aslında. Phil Jackson Porto Riko’daki günlerini Albert Einstein’in şu prensibiyle açıklıyor:

Bir: Karmaşıklığın içinde basitliği aramak.

İki: İhtilafın içinde ahengi aramak.

Üç: Her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.

 

Phil Jackson Porto Riko’daki günlerinde San German’da yaptıkları bir maçı dönüm noktası olarak görüyor. Rakip taraftarın Jackson ve takımının ölmesi için bir gün önce mum yaktığı bir ortamda basketbol oynamaya ve oynatmaya çıkacağınızı düşünün. Maçtan önce de pota kırmayı ihmal etmeyen taraftar yüzünden maç beklemeye alınmışken bu kaostan kaçmak isteyen Jackson her zamanki gibi huzur için meditasyona başvuruyor ve sözde soyunma odasına gidip yalnız başına meditasyona başlıyordu. Zen meditasyonuna başlayan Jackson bir süre sonra bir karış ötesindeki duvarda göz hizasından aşağıya doğru inen bir tarantula fark etti. Kaçsa daha da kötü bir sonuç doğabilirdi fakat Jackson Zen öğretisinin verdiği huzurla sakince meditasyonunu bitirdi ve maça döndü. Jackson bu olaydan sonra Porto Riko’da yaşadığı hiç bir şeyin onu korkutmadığını belirtiyordu.

 

phil jackson albany ile ilgili görsel sonucu

 

Jordan ve Kobe gibi yıldızlarla uğraşmayı aslında Albany’deki tecrübelerinden öğrendi belki de Phil Jackson. Takım şampiyon olduktan sonra bir oyuncu kendisini öne çıkarmaya başlamış ve Jackson’un yaptığı hamlelere ses çıkarmaya başlamıştı ve Jackson da ona cezasını vermişken sadece takımın piyasa değerini düşünen kulüp başkanı Jackson’ı sözünden döndürmüş fakat bunun cezası o oyuncunun finaldeki bencilliğiyle kaybettikleri şampiyonluk olmuştu. Jackson o gün kimseyi dinlememesi ve yüreğine güvenmesi gerektiğini öğrenmişti.  Bu deneyim ileride Jordan’ı ve Kobe’yi yönetirken çok işine yarayacaktı. Sözü geçen olaydan sonra takımdan soğuyan Phil Jackson takımdan ayrıldı. Hala isim yapmamış bir koç olduğu için bu yolda devam edebileceğini düşünmeyen Jackson yapabileceği mesleklerin listesini bile çıkarmıştı.

 

Fakat bu olaydan bir hafta sonra hayatının fırsatını bir telefon öteden Chicago’nun Gm’i Jerry Krause’dan duyacaktı.

 

Phil Jackson yazı serisinde ikinci yazıda Phil Jackson’un Chicagoda neler yaptığını, nasıl yaptığını bazen soyunma odasına girerek bazen de benchte oturarak hissedeceğiz.

 

 

 

 

| Bu yazıda anlatılanlarda Phil Jackson&Hugh Delehanty’nin birlikte yazdığı Kutsal Çemberler kitabından yararlanılmıştır. |

 

 

 

Yazar: Serkan Sargın

Basketbolu sevgiyle yazanlar, sevgiyi basketbolda bulanlardır. İletişim için: serkan.sargin@boun.edu.tr