Furkan Milli takım

 

“İnsan kaderinin değiştiği anı bilemez.” Belki uzaklardan gelen bir ölüm haberi belki de tesadüfen oluşan tanışma sahneleri. Kader bir yerde sizin için en önemli ve en keskin olan virajı sessiz sedasız bir şekilde alır. Siz ise bunu belki saatler belki aylar belki de yıllar sonra öğrenirsiniz.

 

Üzerine büyük umutlar beslenen, basketbolumuzun gelecekteki en büyük yıldızlarından olmaya aday Furkan içinde durum böyle olmadı mı ? Onun keskin virajı boyu uzun olduğu için 9 yaşında okul takımına alınmasıydı belki, belki de Leyla Hocayla tanışması ve Baskent34 ekibinin bir parçası olmasıydı. Ama yolun sonu her seferinde basketbola çıktı. 23 Haziran 2016’da bizleri ve basketbolumuzu gururlandıran geceye geçmeden önce biraz Furkan’dan bahsedelim.

 

Basketbolumuzun önemli eksiklerinden olan kısa pozisyondaki yerli oyuncu açığı hala büyük bir problem. Beş yabancı oyuncunun ligimizde aynı anda parkede olabilmesi genç yerlilerimizin önünü tıkıyor. Bu sadece kısa pozisyondaki değil gelecek vaad eden tüm gençlerimiz için bir sorun haline gelmiş durumda. Fazla süre alamamaları ve beraberinde gelen tecrübe, pratik eksikliği kariyer hanelerinde göz ardı edilemeyecek kadar büyük eksiler olarak kayda geçiyor.

 

Furkan ise tüm bu problemler arasından sıyrılmayı başarmış nadir oyuncularımızdan. Hem oyunu hem de ağırbaşlı karakteriyle keşfedildiği günden beri bizleri heyecanlandırıyor. Atletikliği, şutları, oyun görüşü ve liderliği üzerine tek tek konuşulabilecek konular arasında. Fakat onu öne atan başlıca özelliği saha içindeki duruşu ve karakteri çünkü şu güne kadar karakterinin yeteneğine ihanet ettiği oyunculara çokça şahit olduk. Bu yüzden Furkan’ı izlediğimizde bu kadar umutlanıyor ve heyecanlanıyoruz.

 

Furkan bir röportajında kendine Kevin Durant’i örnek aldığını söylüyor. Fizik ve oyun anlayışı olarak onları benzetmemek elde değil ama karakter olarak andırdığı isim bu sezon sonunda emekliliği ile sadece Spurs fanlarını değil birçok basketbol severi  üzüntüye boğan Tim Duncan. Aslında işin sırrı da burada değil mi ? Bir oyuncu emekliliğini açıklıyor ve buna her kesimden insan üzülüyor. Böyle bir durumda o oyuncunun özel bir karaktere sahip olduğundan bahsedebiliriz. İşte Furkan da o özel karakterlerden birisi. Dušan Ivković’in onu A takıma almasıyla birlikte 18 yaşındaki bir genç için önemli bir fırsat yakaladı. Tecrübeli takım arkadaşlarına sahip olmuştu. A takımla antremanlara çıkıyordu ve Euroleague’de boy gösterme şansına erişmişti.

 

Daha büyük hayalleri vardı. Kendi deyişiyle ” Her oyuncu gibi ”  o da NBA’de kendini kanıtlamak istiyordu. Ve drafta katılmak isteyişinin sebebini de: ” Potansiyelime Avrupa’da üç senede ulaşabileceksem, ABD’de bir senede dominant bir oyuncu olabileceğimi düşündüğüm için NBA’i istiyorum. ” diyerek belirtmişti. Haklıydı. Eksiklerinin o da farkındaydı. ” Kendimde ilk önce vücudumu geliştirmeliyim. Çünkü zayıf ve inceyim. Vücudum A takım için yeterli değil. Şutlarımı da geliştirmeliyim. Savunmamda daha iyi olabilir. ” diyordu. Eksiklerini  gidermek, kendini geliştirmek ve hepsinden önemlisi hayallerini gerçekleştirmek için 2016 NBA draftlarına katıldı Furkan Korkmaz. 14. sıradan seçecek olan Chicago, 15 ve 19. sıradaki seçim haklarını elinde bulunduran Denver ve 16. sıradan seçecek olan Boston ile antremanlara çıkmıştı. İlk turdan seçileceğine kesin gözüyle bakmaya başlamıştık. Çünkü üst sıradan seçilmesi beklenen oyunculara gönderilen “Green Room” daveti Furkan’a da gelmişti.

 

Furkan Denver

 

23 Haziran 2016 gecesi gelip çattığında Furkan ile birlikte tüm milli takımımız draftları yan yana izliyordu. Herkes aynı umudun heyecanıyla Furkan’ın isminin okunmasını bekledi. Ve Adam Silver 26. sıraya geldiğinde Furkan’ın ismini Philadelphia ile birlikte telafuz etti. Beklediği gibi olmamıştı. Drafttan sonraki bir açıklamasında : ” Draft ile ilgili hala şoktayım. 26. sırada seçilmeyi hiç beklemiyordum. Planlarımda ilk 20’den seçilmek vardı. Biraz dengeler alt üst oldu. Çok zor bir karar oldu benim için… Son ana kadar bekledim, biraz risk aldım açıkçası. Hala şoktayım. Hiç beklemediğim bir sıradan ve takımdan seçildim. Bundan dolayı mutsuz muyum ? Tabii ki değilim. Draft edilmiş bir oyuncu olarak bakılıyorum artık… Ama dediğim gibi menajerimle, ailemle ve arkadaşlarımla konuşup en doğru kararı vermeye çalışacağım. ” demişti. Daha sonra kendi için en doğru kararın 1 sene daha Efes’te oynamak olduğunu belirtecekti ve öyle de yaptı. Umutlarımız hiç olmadığı kadar güçlü.

 

Yolun açık olsun Furkan Korkmaz…

 

Yazar: Osman Mert Tosun