The Answer Efsanesi

Melisa Gloria

Virginia’da büyüyen ve basketbol kariyerine Boo Williams’ın 13 yaş altı AAU takımında on iki numaralı formasını giyerek başlayan takımın en ufak, ancak en iyi oyuncusunun NBA’ye uzanan serüveni, dram ve mucizeli dolu hayatından bahsetmek istiyorum. 1980’li yılların ve 1990’ların başında, Newsport News sokaklarında kendisini dinleyen herkese, “Bir gün NBA veya NFL’de oynayan bir yıldız olacağını” büyük bir heyecan içinde söylerdi. Ondan yaşça büyük sabıkalı arkadaşları, onunla alay edip gülerlerdi, ama onu sevip korurlardı da; çünkü bir dehanın yetişmekte olduğunu ve onu bu sokaklardan  kurtarabileceklerini onlar da hissediyorlardı.

 

iverson mvp ile ilgili görsel sonucu

 

Moore, Allen’ın kendisinden on beş yaş küçük olan bekar annesi Ann, oğluna bakamadığında, on iki yaşındaki Bubbachuck’ı -Allen Iverson’ın iki amcasının takma isimlerinin birleştirilmesi ile türetilmiş takma ismi- kendi evine alan futbol koçuydu.

 

Iverson’ın hip-hop’un isyankarlığı sahada ve saha dışındaki tavırlarının yakıtı gibiydi; hip hop müziği onun yaşamını anlatan Kool Moe Doe ve Biggie Smalls şarkılarını ilk defa dinlediği günden itibaren-çalkantılı çocukluğunun arka plandaki film müziğidir. Vücudu süsleyen yirmi bir dövmeden iki tanesi Newport News’a duyduğu bağlılığı simgeler, diğer dört tanesi ise basketbol sezonu boyunca çoğu onunla birlikte Philedelphia’da kalan Newport News tayfası Cru Thik için saygı gösteri niteliğindedir.

 

Iverson, 15 Mayıs 2001 tarihinde, siyah “Hood Check” yazılı tişörtü, Timberland botları, örülmüş saçları, bandanası ve kulağındaki pahalı elmas küpeleri ile sahneye çıktığında, bunun sadece NBA’in en değerli oyuncusunun açıklanacağı bir basın toplantısı olmadığı ortadaydı. Siyah bir sporcunun sevilmek için uyumlu, riayetkar ve tehditkarlıktan uzak olması gereken günlerin sona ereceği devir teslim töreniydi adeta. Ancak basın bize yeni ve geliştirilmiş Iverson’ı sunacaktı. Ayrıca Iverson basketbolu ne kadar iyi oynuyorsa, uyumlu davranmaktan da o kadar nefret ederdi. Ne kahraman ne de kötü adam olmadığını o gün de biliyordu. Asla pes etmeyecek ve hayallerinin peşinden gidecekti. Özünde o, tam da derisine kazınmış dövmelerin ortaya koyduğu kişiydi.

 

Aylar sonra Iverson gerçek olmak ile ilgili sahip olduğu ahlaki değerlerin karanlık yüzü ile karşı karşıya gelecekti. 2001-2002 sezonu başlamadan hemen önce, en değerli oyuncu seçilmesinden beş ay, 2001 yılı NBA finallerinde yüce Los Angeles Lakers’a karşı gösterdiği mücadele ve kararlılık neticesinde yeni hayranlar kazanmasından dört ay, lise aşkı ve çocuklarının annesi Tawanna Turner ile evlenmesinden iki ay sonra Iverson, en yakın arkadaşı Ra’nın cinayete kurban gittiğini öğrendi. O günden sonra, üzerinde Ra’nın adı yazan bir dirseklik takmaya başladı ve her faul atışında önce ona hafifçe dokunurdu.

 

iverson ra arm ile ilgili görsel sonucu

 

Birbirine bağlanmış hançerlerden oluşan hacın üzerinde “Sadece Güçlüler Ayakta Kalır” yazan dövmesi, Iverson’ın hayatının en önemli dersinin resmiydi. Ortasından kırmızı bir çizgi ile kesilmiş, bağıran bir kafatası ile “Kimseden Korkma” dövmesi ise onun cesurluğunu ve korkusuzluğunu yansıtıyordu.

 

Michael Freeman, AI’a basketbolu öğreten kişiydi ve onu tıpkı öz babası olarak görürdü. Biyolojik babası Allen Broughton tüm yaşamı boyunca basketbol oynamıştı ve onun basketbol tarzını bilen herkes, Iverson’ın onun oğlu olduğunu hemen anlardı. Ne yazık ki AI babasını ilk kez on yedi yaşında tanımıştı. Annesi onu tek başına ve zor şartlarda büyütmüştü.

 

Tüm yaşamı boyunca kalbinin, sahip olduğu yeteneklerden üstün olduğuna inan Iverson, en büyük yeteneğinin oyuna beslediği tutku dolu sevgisi olduğunu biliyordu. 1996-97 yılında çaylak maçını 19 sayı ve 9 asist ile tamamlayıp, Doğu takımının 96-91 galip gelmesinde Iverson başrol oynadı. Maçın en çok sayı atan oyuncusu 31 sayı ile Kobe Bryant’tı, ancak en değerli oyuncu(MVP) ödülünü Iverson aldı.

 

iverson ile ilgili görsel sonucu

 

Arka arkaya beş maç 40 sayı üzerinde atarak, Wilt Chamberlain’in otuz yedi yıllık rekorunu kırdı. Basın tarafından çok eleştirilen asi yıldızın sıradaki hedefi Mike’ı yenebilmekti… Ligdeki en yaratıcı iki oyuncu, 12 Mart 1997 yılında Philadelphia vs Chiago Bulls maçında karşı karşıya geldiler. O maçı canlı izleyenler için unutulmaz bir an yaşanmıştı. Her şey çabuk olmuştu… Jordan, Weatherspoon’un perdesinden çıktı ve Iverson’ın önüne geçti. Iverson ise topu bir o yana bir bu yana doğru yavaşça sürmeye başladı. Maçtan sonra yaptığı basın açıklamasında Iverson o anları şöyle anlattı:

“Crossover yapsam yutar mı diye düşündüm ve sola doğru vücudumu yatırdım. Jordan gerçekten de yemi yuttu.” Sonra Iverson, bir saniye tereddüt etmiş gibi yaptı ve Jordan tekrar dengesini buldu. Jordan’ın ayaklarını düzeltmesine izin vermesine rağmen Iverson, avantajlı duruma geçmişti. Jordan’ın kendisinden aynı hareketini beklediğini biliyordu; yine aynı hızla ve aynı şekilde sola doğru yöneldi. Iverson’ın bu sefer geçeceğini düşünen Jordan, süratle kendi sağına yöneldi ve tuzağa düştü. Tarihi an o an yaşanmıştı. Iverson bir anda hızlandı ve kendi sağından Jordan’ı geçti. Jordan sendeledi ve tepki vermekte zorlandı. Jordan’ı geçtikten sonra şuta kalkıp, sayı yaptı Iverson. Bu pozisyon NBA tarihi için çok anlamlıydı. Iverson, Jordan’ı çok sever ve saygı duyardı. Onun için Jordan hep kahraman olmuştur.

 

 

The Answer ve Black Mamba, birbirine zıt iki oyuncuydu. Her ikisinin de sahip olduğu basketbol beceri ve zekası bir lütuftur. Bryant, klasik ve disiplinli bir eğitimden geçmişti, Iverson ise serbest stil takılan bir rapçiydi ve kendi kurallarını yaratıyordu. Bryant her gün binlerce şut çekiyordu, aşırı rekabetçiydi, kendiyle yaraşırdı, kendisinin ve takım arkadaşlarını sınırlarını zorlardı. Iverson tarzı ise sürekli tekrarla elde edilen kas hafızasından çok kendiliğinden oluşan yaratıcılık ve doğaçlamalara dayalıydı. Bu iki oyuncunun sahip olduğu zıtlıklar, birbirlerini çekiyordu. Ortak özellikleri de oldukça fazlaydı. İkisi de oyun başladığında cesur, tutkulu ve hırslı bir kahramana dönüşürlerdi. Tıpkı Jordan gibi rekabete o kadar bağımlılardı ki sakatlık bile onları durduramaz, her şeyi göze alırlardı.

 

Asi ve tutkulu dolu oyuncu Iverson, saha içi ve dışında unutulmaz anlara yaşamaya devam etti. 2001 playofflarında Toronto’ya karşı alınan galibiyette, takımının son 19 sayısını atan ve maçı 54 sayı ile tamamlayan Iverson’ın maç sonrasındaki Tarzan çığlığı, antrenman hakkında boş laf kalabalığı olarak düşündüğü ve konuştuğu bir basın toplantısında on yedi kez antreman(practice) kelimesini kullanması bu anların bir kaçıdır. 2001 NBA Finalinde Iverson’ın uzatmalara giden final serisinin ilk maçında son saniyelerde Los Angeles Lakers forması giyen Tyronn Lue karşısında basketi bulduktan sonra üzerinden geçmesi, Lue için kötü bir durum olarak gözükse de yıllar sonra Lue ”Iverson’ın o pozisyonda üzerimden geçmesi beni ünlü yaptı”  açıklamasında bulunmuştu.

 

iverson lue ile ilgili görsel sonucu

 

Iverson’ın kendi ile özleşen crossover hareketi, kariyeri boyunca onun özel gücüydü adeta. Kendisine takılan “The Answer” lakabı, sahip olduğu ilk dövmedir. Çevresindekiler tarafından bu lakap ile anılmaya başlayınca koluna The Answer yazdırmıştır.

 

iverson beşiktaş ile ilgili görsel sonucu

 

Tıpkı kuyruklu kayan bir yıldızdı Iverson. Maalesef özel hayatı ile yaşadığı sorunlar onun yanan ateşini sönmesine sebep olmaya başlamıştı. Başarılı bir kariyer yaşamasına rağmen, kariyerinin sonlarına doğru 2010-11 Türkiye Basketbol Ligi’nin başında Beşiktaş Cola Turka’ya transfer olmuştur. Bu durum Türkiye basketbolu için güzel bir haber olsa da, yıldızımız NBA ligine aitti. Bir süre burada oynadıktan sonra kariyerini sonlandırmıştır. İnternetten maçlarının tekrarını izlemiş olsam da, kendisi hakkında yazılan “Yalnızca Güçlüler Ayakta Kalır” kitabını keyifle okudum ve sosyal medyadan takip etmekteyim. Iverson’ın, Hall Of Fame’in 2016 yılındaki töreninde yaptığı konuşması da hepimizi duygulandırmıştır. Onunla tanışmak ve kariyerindeki en unutamadığı anları kendisinden dinlemeyi çok istiyorum. Kendisine “ En büyük yüreğe sahip en küçük adam” diyen Iverson, basketbol tarihinde unutulmaz kahramanlardan biri olmayı başarmıştır.

Bunlar da ilginizi çekebilir: