smith-knicks

 

Nedir bu son zamanlarda adını çokça duyduğumuz Tanking stratejisi. Üstelik sadece NBA’de değil NHL’de (Ulusal Hokey Ligi) de revaçta. Bu stratejiyi kısaca tanımlayacak olursak, Draft’ta yüksek sıralardan seçim hakkı elde etmek isteyen takımların bilerek yenilmeleri ve puanlamada arka sıralara oturması diyebiliriz. Bu stratejinin ne zaman doğduğunu ve nasıl  bu kadar popüler hale geldiğini bilmiyoruz belki ama Draft’ta iyi bir seçim hakkı elde etmenin sezonu kötü geçirmiş bir takım için en büyük teselli kaynağı olduğuna eminiz.

Bu strateji kimilerine göre o kadar belirleyici bir hale geldi ki  daha sezon başlamadan hangi NBA takımları bu sene Tanking yapacak başlıklarını sıkça görmeye başladık. Bir de bu belirleyicilik görüşünün yanında Tanking stratejisini etik bulmayan ve oyunun rekabet gücünü sınırlayıp seyir zevkini azalttığını ileri süren bir kesim var ki onlara da hak vermemek elde değil.

Yakın tarihte yaşanmış bir Tanking stratejisine göz atalım. Bunun için  2003 Draft’larından önceki sezona dönmemiz gerekecek. Cleveland Cavaliers ve Denver Nuggets amansız bir yarışın içinde ama bu diğerlerinden biraz daha farklı. Draft’ta birinci sıradan seçme hakkını elde edip LeBron James’i rotasyonlarının bir parçası yapmak isteyen iki takım mağlubiyet sayılarında birbirlerine üstünlük kurmaya çalışıyor. Bu yarışın kazananı da bildiğiniz üzere Cleveland oluyor. Burada sormamız gereken bir soru var: “Draft’ta iyi bir seçim sırası elde etmek için mücadele eden bir takımı kim ne kadar izlemek ister ?”  Bu soruya da en güzel cevabı Philedelphia’nın boş tribünleri veriyor. Her ne kadar Philadelphia’nın gelecekte kazanmasının yolu mağlubiyet serisini korumaktan geçiyor denilse de bu strateji kısa vadede saha içinde ruhsuz, başıboş ve seyir zevki vermeyen bir takım yaratıyor.

smileyph

Cleveland’a tekrar dönelim çünkü Tanking açısından onlar adına söylenebilecek daha çok şey var. Tristan Thompson’dan başlayalım. 2011 Draft’larında  1. tur 4. sıradan seçilen Thompson hala takımın önemli parçalarından ve takımın bugünkü haline gelmesi sürecinin LeBron’dan sonraki önemli adımlarından biri. Onu izleyen sezonda tekrar iyi bir seçim hakkı elde eden Cleveland 1.tur 4. sıradan Dion Waiters’ı rotasyonuna dahil ediyor ve daha sonra OKC’ye Iman Shumpert ve J.R. Smith karşılığında takaslıyor. Gelelim 2013 ve 2014 Draftları’na. Her ikisinde de 1.tur 1.sıradan seçme hakkını elde eden Cleveland 2013’te Anthony Bennet, 2014’te de Andrew Wiggins’i seçiyor. Sonrasında ikisi birden Kevin Love karşılığında Minnesota Timberwolves’a takaslanıyor.

Son olarak da Kyrie Irving (Kronolojik olarak başlarda bahsetmiş olmam gerekse de önemli bir hamle olduğundan sona sakladım). 2010-2011 sezonunun kötü takımlarından (32 Galibiyet-50 Mağlubiyet) Clippers bu gidişe dur demek adına takıma eklemeler yapmak istiyor. Baron Davis ve 2011 Draft hakları karşılığında Cleveland’dan Mo Williams ile Jamario Moon’u alıyor. Bu takas Clippers’ın ne kadar işine yaradı tartışılır ama Cleveland için aynı tartışmayı yapmaya gerek yok. Clippers’tan aldığı Draft haklarıyla 1.tur 1.sıradan Kyrie Irving’i seçen Cleveland takımının gelecekteki rotasyonuna bir adım daha yaklaşıyor.

Tarihte bu ve bunun gibi örnekler var ama Cleveland’a baktığımızda Tanking stratejisinin kısa vadede başarıyı getirmediğini görüyoruz. Bunun sebeplerinden birisi takıma parçaları tek tek oturtmanın uzun bir süreç gerektirmesi bir diğeri ise kolejden gelen oyuncuların NBA’deki fiziksel rekabete uyum sağlamakta yaşadıkları güçlükler ve bu arenadaki tecrübe sorunları. Uzun vadede düşünecek olursak da oynanan iki final ve 3-1 den dönen seriyle gelen şampiyonluk bu stratejinin başarıya ulaştığını gözler önüne seriyor.

saa

Ligin tepesindeki bir diğer takıma bakacak olursak Golden State Warriors’ın da 2012 yılında Tanking stratejisinden yararlandığını söyleyebiliriz. Curry, Thompson ve Bogut’un yanına bir kişi daha arayan Golden State bu arayışı 2012 Draft’larında 7.sıradan Harrison Barnes’ı seçerek sonuçlandırmıştı. Bu sene de takıma Kevin Durant eklemesini yaparak inanması güç bir rotasyon oluşturdular.

Son yıllarda finallerin daimi üyesi olan bu iki takım da yıldızlardan oluşuyor ve bir süre daha onları finallerde izleyecekmişiz gibi duruyor. Önceki yıllara dönüp bakacak olursak Pat Riley’nin şampiyonluğa oynayacak bir Miami Heat yaratma yolunda aldığı isimler ve oluşan kadro da yıldızlardan oluşuyordu fakat o Miami  2013-2014 sezonunda şampiyonluğu diğerlerine göre daha mütevazi bir takım olan San Antonio Spurs’e verdi. Tam bu noktada John Wooden’a ait hatırlamamız gereken bir söz var: “En iyi oyunculara sahip takımlar değil en iyi oynayan takımlar kazanır.” Sadece Duncan , Parker , Ginobili , Leonard değil Patty Mills ve onun gibi daha birçok oyuncu bu şampiyonluğun gelmesine çok büyük katkıda bulundu. Bu oturmuş bir oyun sisteminin ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından önemli bir örnek fakat bu iş sistemi oturtmakla da bitmiyor.

Eğer Duncan’lı Spurs ya da Kobe’li Shaq’lı Lakers gibi kazanma kültürüne sahip bir takım yaratmak istiyorsanız mutlaka oluşturduğunuz sistemi muhafaza etmeniz gerekiyor. Bu konu hakkında Utku Köker’in söylediği şeyleri buraya  aktarmak istiyorum: “Takımları iyi yapan şey, sadece iyi şut sokan adamlar yada o adamların sadece iyi savunma yapıp iyi hücum edebilmeleri değil.Takımları iyi yapan şey takım içindeki huzuru uzun süre muhafaza edebilmeleridir. Peki bu nasıl sağlanır?  Bunun asıl nedeni Draft politikasından transferlere dek iyi karakterli adamlar istihdam etmeleridir. San Antonio’da hiç Rodman gördün mü?”

Kazanma kültürü herkesin daha iyi oynamasını sağlıyor. Bu orta sıralardan seçilen için de ilk sıralardan seçilen için de aynı fakat Tanking stratejisi kazanma kültürünü de baltalıyor. Başıboş ve mücadeleyi bir dahaki yıla bırakmış takımlar parkede seyir zevki vermeyen maçlar çıkarıyorlar.

1ec9e260-d7e4-11e4-a53d-1b6c297a8097_lalphi3115

Draft bir kumardır. Bu kumarda servet elde etmek için çabalamak yerine menajerlerin, nasıl kazanma kültürüne sahip bir takıma dönüşebiliriz sorusunu gündeme alması takımları ve  ligi daha iyi bir yere getirebilir. Bazen orta sıralardan seçilen bir oyuncu ilk sıralardan seçilene nazaran daha faydalı olabilir. Bu takımların kimyasına göre farklılık gösterir.Bu yüzden yıldıza göre takım yaratmak değil de takıma ve sisteme  göre transfer politikaları doğrultusunda oyuncu almak kazanma kültürünü takımlara aşılayabilir ve bu kültürü takımlarda muhafaza edebilir.

Yazar: Osman Mert Tosun