Image result for kawhi leonard

 

Siz hiç yoktan var oldunuz mu? Ya da en dibe battıktan sonra ayağa kalkıp en zirveye çıkabildiniz mi? İşte size böyle bir hikâye ile merhaba demek istiyorum bu yazımda.

 

Birçok defa şu cümleyi duymuşuzdur. Aile en büyük eğitim yuvasıdır. Hepimizin ilk kahramanları ya annemiz ya babamız ya da ikisi birden olmuştur. Ya bu kahramanlardan biri gözlerinizin önünde öldürülmüşse? Ne düşünürsünüz? Ne yaparsınız? Veya ne yapamazsınız? Çoğumuz bu sorulara cevap vermek yerine bu soruları düşünmeyi bile ürpertici bulur. Kawhi daha 16 yaşındayken babası gözlerinin önünde öldürüldü araba yıkama atölyesinde. Ve o ertesi gün maça çıkıp 17 sayı atıp ağlayarak annesine sarıldı. Birçok sefer Kawhi hakkında bu bilginin dile getirilmiş olması olayı zamanla normalleştirdi. Fakat psikolojik açıdan değerlendirdiğimizde oradan güçlü çıkıp en zirveye oturmak? İddia ediyorum bunu yapabilecek insan sayısı dünyada iki elin parmak sayısını geçmez.
Peki, ondan sonra ne yaptı Kawhi?

 

Martin Luther King lisesini bitirip, 2009 yılında San Diego Üniversitesinde kolej kariyerine başladı. Freshman sezonunda 12,7 sayı ve 9,9 ribaunt ortalamalarıyla takımının sezonu 25-9’luk derecesiyle NCAA Turnuvasına katılmasında pay sahibi olmuştur. Turnuvanın ilk maçında 12 sayı ve 10 ribauntla oynamış fakat takımının Tennessee’ye 62-59 mağlup olmasına engel olamamıştır. Sophmore sezonunda ise maç başı 15,7 sayı ve 10,4 ribaunt ortalamalarıyla 34-3’lük bir galibiyet serisiyle tekrar NCAA Turnuvasına katılmıştır. Burada da takımıyla son 16’yı görüp elenmiştir.Çok parlak istatistikler tutturmasa da önemli bir rol oyuncusu olabileceğinin sinyallerini veriyordu. 2011 yılında  Draft’a katılmaya karar verdi.

 

2011 Draft’ında fiziksel özelliklerine bakıldığında ilk 10’dan seçilmesi bekleniyordu açıkçası. 2,01 boy normal olsa da 7’3 wingspan ki yaklaşık olarak 2,20 cm kulaç uzunluğuna tekabül eder, 11,3 Inch’lik eller ve %5,4 yağ oranı onu bir insan azmanı şekline büründürüyordu. Bu özellikler özellikle bir takımın dikkatini çekmişti. San Antonio Spurs! Ellerindeki belki en değerli parçalardan George Hill’i İndiana’ya gönderip 15. sıradan Kawhi Leonard’ı takıma kattılar. Fakat 2011 yılı için önlerinde ciddi bir engel bulunuyordu. Lockout! Spurs’ün Kawhi ile görüşmesi o yaz için drafttan sonra sadece 2 gün olabilirdi. Summer League’de olmayacağı için o iki günde Kawhi’ye yazın çalışacağı program verildi. Bütün yaz programını harfiyen uygulayan Kawhi sessiz sedasız, hiç göze çarpmadan büyüyordu. Şu an çok bilmiş gibi yazmam sizi yanıltmasın ama o dönemde onun farkında olan bir insan olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Tarihler 10 Aralık 2011’i gösterdiğinde Lockout bitmiş ve Kawhi’nin NBA kariyeri de başlamış oldu. İlk sezonunda 64 maçta 7,9 sayı ve 5,1 ribaunt istatistikleri ile en iyi çaylak takımına seçildi. Şimdi onun koçu Gregg Popovich’in onun hakkında söylediklerine kulak verelim:
” Bence o bir star olacak. Zaman onun Spurs’ün yüzü olması yönünde doğru gidiyor. O gerçekten çok özel bir oyuncu.”

 

Gregg gibi bir adam rookie sezonunuzda sizin için bu cümleleri kuruyorsa oturup bir değerlendirmeniz gerekir ve buna layık olabilmek için gerçekten çok çalışmanız gerekir.

 

Image result for ray allen kawhi

 

 

İlk sezonunda Play-Off’ta 8,6 sayı ve 5,9 ribaunt istatistikleriyle oynayan Kawhi takımının konferans finalinde OKC’ye 4-2 elenmesinin önüne geçmiyordu ve sezonu kapatıyordu. Ertesi sene başladığında ise daha kararlı bir Kawhi ve daha kararlı bir Spurs izliyorduk. Tim Duncan ilerleyen yaşına rağmen hala takıma önderlik ediyordu. Tony Parker 2007 senesinden esintiler sergiliyordu. Ginobili ise her zamanki Ginobili işte. O sezon onlar için harika geçiyordu. Finale geldiklerinde ise karşılarında LeBron’lu, Wade’li, Bosh’lu, Allen’lı süper takım Heat dikildi. Kawhi ise 10 yaşındayken başını yastığa koyduğunda gördüğü rüyayı yaşıyordu. Bir tarafı eksik olmasına rağmen. İşi gerçekten zordu. LeBron’u savunmak her babayiğidin harcı değil çünkü ve bu görev ona verilmişti. Normal sezon ve Play-Off istatistiklerini bir önceki yıla göre geliştirmiş olsa da final apayrı bir yerdi. Orada en iyinin de en iyisi olmak zorundasınız. Finalde 14 sayı ve 11 ribaunt istatistiklerini yakaladı. Şampiyonluk için her şey iyi gidiyordu. Seri 3-2’ydi ve son saniyelere girerken Spurs 2 sayı gerideydi. Kawhi faul atışları kullanacaktı. 2/2 atsa 4-2 ile Spurs, Florida’da şampiyonluğu kutluyor olacaktı. Kawhi ilk atışı kaçırdı ama ikincisini soktu. Fark 3’tü. Spurs’ün yapması gereken atışın kaçmasını beklemekti ve ribaundu almaktı. Bu sefer de Popovich inanılmaz bir hata yapıp Duncan’ı oyuna almadı. LeBron ilk üçlüğü kaçırmasına rağmen Bosh ribaundu alıp Allen’a verdi ve biliyorsunuz ki top Allen’ın sol eline geldi mi kaçırması için sadece Tanrı’ya dua etmeniz gerekir. Uzatmalarda maç kaybedilmişti. Sonraki maçta da Heat rüzgarı arkasına alıp Spurs’ü mağlup etmiş ve ardı ardına ikinci şampiyonluğunu kazanmıştı. Kawhi de ilk kez çıktığı finalde boynu bükük ayrılmıştı. Belki de babasına armağan edeceği ilk şampiyonluğu elinden kayıp gitmişti. Kendi eline gelen fırsatı tepmişti. Suçlu muydu? Tabi ki hayır. Kariyerinin ikinci senesini yaşıyordu oysaki. Yine de kendini suçlu hissedip düştüğü yerden kalmayı bilmişti. Çalışmanın ona vereceklerini biliyordu. Yılmadan devam etti.

 

Yeni sezona başlamanın vaktiydi. Her Pop’un odasına girdiğinde Allen’ın attığı üçlüğün posterini görüyordu. İnanılmaz motive olmuş ve normal sezonu fırtına gibi geçirmişlerdi. Bu arada Kawhi de savunmasıyla özellikle göz doldurmaya başlamıştı. O sezon ilk defa All-Defensive Second Team’e seçildi. Play-Off’lar başladığında Batı’da onlara Dallas ciddi bir seri geçirtti. Kişisel olarak izlediğim en iyi seri diyebilirim. Fakat zor da olsa geçmeyi başardılar. Finale geldiklerinde ise karşılarında yine Heat vardı. Bu sefer farklı olacaktı. Bu sefer o yüzük alınıp babaya hediye edilecekti. İnanılmaz bir seri geçiriyorlardı takım olarak. 4-1 biten seride ezici bir üstünlük sağlayıp şampiyon oldular. Hem de bir 18 Haziran Babalar Günü’nde. Ne muhteşem ama! Seriyi 17,8 sayı ile bitiren Kawhi özellikle LeBron’a karşı olan savunması ile göz doldurmuştu. Final MVP açıklandığında Kawhi’nin adı söyleniyordu. Gözyaşlarına hâkim olmak mümkün mü? All-Star olmadan Finals MVP’si olan 6 oyuncudan biri olmuştu ve Magic’ten sonra en genç MVP. Kawhi’nin bundan sonra yolu belliydi. Pop’un da dediği gibi Spurs’ün yüzü olmak. Ayrıca normal hayatında hala babasının hediye ettiği arabayı kullanıp kuponlar biriktiren mütevazi bir insan. Devam eden kariyerinde her sene üzerine koyarak geliyor Kawhi. İki sene üst üste DPoY seçildi. Bunun yanında Tim’den sonra Spurs’ün sayı yükünü taşıyan oyuncu oldu. Her sene istatistiklerini arttırarak ilerliyor ve sahanın her yerinde etkili oluyor.

 

 

NBA’in en sessiz Superstar’ını konuştuk sizlerle. Düştükçe kalkmasını bilen ve her kalktığında öncekinden daha da yükseğe tırmanan çok özel bir insandan. Umarım sizlere de ilham olur.

 

Yazar: Ömer Akın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir