Batı’nın orta sıralarında kendine yer edinmiş sempatik takımlarından biri kuşkusuz Portland Trail-Blazers. 99-00 sezonundan bu yana kaydadeğer bir başarısı olmamasına rağmen ilgi çekici takımlardan biridir. Playoff’larda da nadiren sürpriz yapabilen, genellikle ilk veya ikinci turda veda eden bir takım. Genel menajer Neil Oshley ve koç Terry Stotts önderliğinde 2014-15 sezonundaki başarısızlık sonrası yapılanma sürecine giren Rip City’de rebuilding (yapılanma) sürecine, son iki sezona ve gelecek sezon kadrosuna bir göz atalım.

Damian Lillard’a güven tam

Mar 12, 2016; Portland, OR, USA; Portland Trail Blazers guard Damian Lillard (0) takes the ball to the basket against Orlando Magic guard Shabazz Napier (13) during the second half at the Moda Center at the Rose Quarter. Mandatory Credit: Troy Wayrynen-USA TODAY Sports
2014-15 sezonunda PTB oyun kurucu rotasyonu Lillard-Blake-Frazier şeklindeydi. Blake o sezon için daha diriydi, Lillard yine çok süre alıyordu ancak fazla enerji sarfetmesini gerektiren bir durum yoktu. Frazier da maç başına 13-14 dakikalık bir süre sahada kalıyordu. Buna rağmen Lillard’ın yetenekleri kendini fazlasıyla belli ediyordu. Çaylak sezonundan beri her sezonu maç başına ortalama 35+ dakika ile oynamış ve 19+ sayı, 5+ asist kaydetmiş birinin yeteneklerini sınamamak lazım. Playoff ilk turunda Houston karşısında Parsons’ın üzerinden attığı turu getiren şut ile taraftarın kalbinde bambaşka bir yer elde etti. Haliyle yönetim Lillard’a güvenerek sonraki sezon için kritik bir oyun kurucu takviyesi yapmadı. Matthews, Batum, Aldridge gibi önemli şutörlerin takımdan ayrılması ve yerlerine Aminu, Vonleh tarzı şuta pek yatkın olmayan isimlerin gelmesi Lillard’ın liderlik özelliklerini öne çıkardı. . Lillard için dönüm noktası bu sezondu. Kritik anlarda topu eline alan isim oldu. Portland’daki ilk üç sezonunda 20.2 sayı, 3.7 ribaund, 6.1 asist kaydetmesinden sonra geçen sezonu 25.1 sayı, 4 ribaund, 6.8 asist ile bitirmesi de bu bilgiyi doğruluyor. Önümüzdeki sezon Shabazz Napier ile beraber süre alacak.

 

Matthews’dan sonra yükselen bir yıldız: CJ McCollum

2 numara
Wesley Matthews PTB’da oynadığı dönemde takımı için çok şey ifade ediyordu. Savunma yapabilmesi, kritik noktalarda şut atabilmesi, potaya drive edebilmesi ile her eve lazım bir şutördü. Zaman zaman 3 numara oynayabilmesi de var. Fakat 2015 Mart’da yaşadığı sakatlık onu adeta ölüme sürükledi. Portland formasıyla çıktığı son maçında aşil tendomundan sakatlandı ve sezonun kalanında oynayamadı. O yaz Dallas’tan maksimum kontrat aldı ve Texas ekibiyle imzaladı. Taraftar yerini nasıl doldururuz diye düşünürken bir anda CJ McCollum ortaya çıktı. Wesley varken sadece görev oyuncusundan ibaret olan McCollum, Wesley’nin yokluğunda harikalar yaratmaya başladı. Artık takımı için çok kritik bir isim olmuştu, Lillard ile beraber kritik anlarda öne çıkıyorlardı. Bu müthiş performansının ödülü olarak sezonun en çok gelişim gösteren oyuncusu olmayı başardı. ‘Yeri asla dolmaz’ diye düşünülen Wesley yeni takımında çalkantılı bir sezon geçirirken, CJ çaylak kontratıyla Portland’da harikalar yaratıyordu. Bu senaryoyu iki sene önce Portland taraftarlarına söylesek bizim dalga geçtiğimizi düşünürlerdi herhalde.
14-15 sezonunun ortasında yapılan takasta Denver’dan Arron Afflalo ve Alonzo Gee Portland’ın yolunu tuttu. Barton, Claver ve Robinson ise Nuggets’a gitti. Afflalo bu takımda epey şanssız bir sezon geçirmiş, yarı sezonda sadece 25 maçta oynayabilmişti. Omuz, diz ve diğer sakatlıklar peşini bırakmıyordu. İyi bir bench skoreriydi diyebiliriz ancak sakatlıklar başını yaktı ve sezon sonu yollar ayrıldı. Onun yokluğunda Terry Stotts tıpkı CJ’e yaptığı gibi Allen Crabbe’e süre verdi ve o da kendisini yanıltmadı. İlk iki sezonunda ortalama 2.7 sayı atabilen Crabbe üçüncü sezonunu 10.3 sayı atarak tamamladı ve benchten gelerek 26 dakika süre aldı. Bunun yanı sıra savunmacı kimliğiyle de dikkat çekti. Tıpkı McCollum gibi Crabbe için de Stotts’un mucizesi diyebiliriz. Charlotte’dan takasla takıma katılan Gerald Henderson ise maç başına 20 dakikada 8.7 sayılık bir katkı yarattı.
Gelecek sezon için şutör rotasyonunda McCollum ile Crabbe yer alacak. Crabbe bu yaz sınırlı serbest kalmıştı ve Brooklyn 4 yıl 74 milyon $ teklif etmişken Portland’ın bu teklifi karşılama şansı vardı. Stotts kendi elleriyle büyüttüğü oyuncusunu takımda tuttu. İşin garip tarafı geçen sezon 34 dakika süre alan McCollum sezon boyunca sadece 3 milyon $ kazanacakken, benchten 26 dakika süre alan Crabbe 18 milyon $ maaş alacak (McCollum’un 4 yıl 106 milyon $’lık kontratı 2017-18’den itibaren geçerli).

 

Batum yoksa savunmacılar var

3 numara

Yine o dönemde ligin değerli oyuncularından biri olarak görünen Nic Batum da geçen yaz gemiyi terketti. Tıpkı Wes Matt gibi savunma yapabilmesi, şut özellikleri vb. şeyler önemli oyuncu olmasını sağlıyordu. Batum sonrasında Al Farouq Aminu taraftara biraz daha alt seviye geldi ancak takım savunmasına epey yardımcı oldu. Bunun yanı sıra 10.2 sayıyla kariyerinin en skorer sezonunu geride bıraktı. Batum’un arkasında yer alan Alonzo Gee de tıpkı Afflalo gibi sezonun diğer yarısını PTB cephesinde geçirdikten sonra yazın başka bir takımla kontrat imzaladı. Böylece bench 3 numarasına Orlando’dan Maurice Harkless alındı. Aminu ile beraber iyi iş çıkardılar diyebiliriz.
16-17 sezonunda kısa forvet rotasyonunun lideri Evan Turner olarak gözüküyor. Turner bu sezon Boston’da genellikle 6. adam olarak görev almış, Crowder’ın sakatlandığı dönemlerde ilk beşe dahil olmuştu. Batum’dan bir tık altta ama ona benzer nitelikte bir isim. Bu anlamda Aminu’dan daha çok katkı verebilme olasılığı da yüksek. 6 yıllık NBA tecrübesiyle yaş ortalaması 24.9 olan genç Portland ekibine fazlasıyla yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra arkasında Aminu ve Harkless gibi önemli bench opsiyonları olacak.

Aldridge’in gidişinden sonra genç rotasyon

4 numara

2 sezon öncesine kadar LaMarcus Aldridge-Thomas Robinson ikilisi Portland için yeterliydi. Aldridge oynadığı basketbol ile süperstar potansiyeli barındırırken, Robinson ise olabildiğince katkı vermeye çalışıyordu. Sezon ortasında Robinson, Philadelphia’ya takaslandı. Aldridge ise sezon sonunda Popovich’in ekibi San Antonio’ya gitti. LMA gibi bir yıldızın yerini onun değerinde biriyle doldurmak imkansıza yakın bir ihtimaldi. Oshley ve Stotts bu pozisyonda da gençlere şans vermek istedi ve o yaz Lakers’dan Ed Davis ile kontrat imzalandı. 2014 draftının 9. sıradan seçilen oyuncusu Noah Vonleh ise yapılan takasla takıma katıldı. Koç Stotts bu isimlerin yanı sıra 2012 draftında 11. sıradan seçilen Meyers Leonard’a da şans verdi. Meyers ve Ed 4-5 rotasyonunda 20-22’şer dakikalık bir dilimde oynarken, genç Vonleh 15 dakika süre alabildi. Çok kaliteli bir 4 numara rotasyonu olmamasına rağmen genç ve dinamik olması Terry Stotts’un işine yaradı.
PTB aynı rotasyonla 16-17 sezonunda sahne alacak. Bu bir çok anlamda avantaj demek. Potansiyeli olan, gelişime açık 3 genç oyuncu; çalışmak adına bolca zamanın olacağı bir yaz dönemi.
Gözlerimizin nadiren aşina olduğu bir tarz: Pasör pivot!

5 numara
İki sezon önce Portland’ın pota altında Robin Lopez yer alıyordu. Ribaund katkısı, ikili oyunları iyi oynaması gibi bir çok iyi yönü vardı. Ancak takım dağılırken o da takımdan ayrıldı. Yerine gelen Mason Plumlee ise pek sıradan bir pivot gibi oynamadı. Sayı ve ribaund etkisinin yanı sıra pasör yönüyle de öne çıktı. Bu tarz uzunlar nadiren ortaya çıkar. Bu sezon maç başına 9.1 sayı 7.7 ribaund katkısının yanında 82 maçta ortalama 2.8 asist yaptı. Etrafındaki oyuncuları iyi besledi. 26 yaşındaki oyuncu Portland adına henüz ilk sezonunda çok iyi işler yaptı. Tabii bu yeteneklerinin bir çoğunu Brooklyn döneminde görememiştik, bu noktada yine Terry Stotts faktörü ortaya çıkıyor.
Son iki sezondur bench pivotu olarak Chris Kaman ya da zaman zaman Meyers Leonard yer alıyordu. Ancak bu yaz Festus Ezeli ile kontrat imzalandı. Genç, dinamik fakat eksik yönleri de var. 26 yaşında ve geliştirmesi gereken bir çok özelliği var. Crabbe, McCollum, Leonard gibi bir çok gencin gelişimine önderlik etmiş olan koç Stotts’un elinde Ezeli’nin de bir şekilde yol katedeceğine inanıyorum. Geçen sezon tarihe geçmiş, önceki sezon şampiyon olmuş Golden State ekibinden de bir şeyler kapmış olmalı. Plumlee’nin hücuma yönelik performansını arkadan gelen bir savunmacı olarak tamamlarsa Rip City için çok güzel günler yakındır.

Unutmadan bu Portland Trail-Blazers, yapılanmaya gittikten sonraki ilk sezonunda Batı’yı 5. tamamladı. Playoff ilk turunda Clippers’ı 4-2’lik skorla rahatça geçti. Sonraki turda 73-9 ile normal sezon rekoru kıran Golden State ile karşılaştılar. Buna rağmen yine başa baş mücadele ettiler, savaştılar ancak 4-1 ile sezona veda ettiler. Yapılanmaya gitmiş bir takımın daha ilk sezonunda bunları yapmış olması alkışı hakediyor. Lakers, 76ers gibi yıllardır yapılanma sürecinde olan ve kayıp bir çok sezonu, oyuncusu olmuş takımların yanında Portland takdire şayan kalıyor. Bu başarısından ötürü genel menajer Neil Oshley ve koç Terry Stotts’u tebrik etmek gerek.

Yazar: Orçun Dinç