Wells-Fargo-Center-4_sm 2

33 yıldır şampiyonluğa hasret bir eyaletin suskun takımı, Sixers. Geride bıraktığımız sezonda onlar için basketbol adına pek güzel şeyler olmadı. Aslında bunu geride bıraktığımız sezonlar da olarak genişletebiliriz. Bizim için yapılanmaya gidileceğinin en güçlü sinyalleri son yıllarda adeta gençlerin en rahat süre alabildiği takımlardan birine dönüşmesi oldu. Önce pota altında Furkanı Aldemir’i izledik bu sene de Furkan Korkmaz için hazırlanıyoruz. Bu bizim için buruk da olsa gurur verici bir hadise oluyor. Buruk bir gurur oluşunun sebebine gelirsek neden daha fazla oyuncumuz NBA’de boy göstermiyor. Bu konuyu burdan ele alıp Türkiye’deki Basketbol altyapılarına kadar geniş bir yelpazede oturup konuşabiliriz.

Asıl konuya dönelim. Sixers’ın tüm yükünün takım olmaktan uzak oyuncularının omuzlarına yüklenmesi, Wells Fargo Center’ın taraftarlarını pek de mutlu etmiyor. Haklı oldukları yerler var. 2000-2001’deki efsane sezona dönecek olursak, takımın yıldızı olan Iverson’ın yanında birçok tecrübeli oyuncu yer alıyordu. Iverson ne kadar takımı sırtlasa da arkasına dönüp baktığında Mutombo gibi bir savunmacıya, birbirini tanıyan oyunculara sahipti. Doğu finalini bir takım olarak kazandılar. Şimdiki Sixers’a baktığımızda Joel Embiid veya Jahlil Okafor gibi çok yetenekli oyunculara sahip olsalar da (parkede henüz yıldızları barışmadı) takım olarak bir sekansa sahip değiller. 10-72’lik bir sezonda bunun en nitelikli kanıtı oluyor.

iverson

Philadelphia, uzun bir süredir NBA draftlarının da hep üst sıralarında geziniyor .Bu sene ilk sıradan Ben Simmons’ı seçtiler. 96 doğumlu 2.08 boyundaki Simmons, tecrübe kazanıp olgunlaştıkça adından çokça söz ettireceğe benziyor. Her ne kadar zirveye çıkmak için şutunu geliştirmeye ve daha yüzdeli atışlar yapmaya ihtiyacı olsa da hızı, oyun zekası ve saha görüşü yapacağı iyi işlerin habercisi oluyor. Point guard edasıyla verdiği akıl dolu paslar da oyun karakterinin en önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

Simmons’ın yanında 24.sıradan Timothe’yi seçtiler. Daha önceden oynadığı Sırp Liginde atletikliğiyle öne çıkan bir oyuncu olsa da hemen hemen herkesin atletik olduğu bir platformda kendini öne çıkarması daha da zor olacağa benziyor. Çok da iyi olmayan top hakimiyeti ile öldürdüğü driplinglerine oyunun çok hızlı oynandığı bu arenada son vermesi gerekiyor.

Şuan için Philadelphia’nın playoff iddaası konuşulmayı yersiz yapacak derecede uzak bir ihtimal olarak duruyor. Ve özellikle diğer takımların Salary Cap’in artışına bağlı olarak önümüzdeki sezona yıldızlarla dolu rotasyonları parkeye sürecek olması bu yok denecek kadar az olan ihtimali daha da komik bir duruma çekiyor.

Fakat Doğu’da Play-off’a kalmak her şey için bir başlangıç olabilir. Bir söz var ya: “Her şey ancak şimdi mümkündür. Biraz sonra şüpheli, daha sonra çok şüpheli. “Bir anda takıma yıldızları monte edip şampiyonluk yarışına katılmaktansa, bir oyun sistemi oturtup konulan öncelikli hedeflere ulaşmak ve daha sonra finalleri hedeflemek takım adına daha kalıcı olabilir.”

Biz ne kadar konuşsak, yazıp çizsek de neler olacağını izleyip göreceğiz. İşin en güzel kısmı da bu sanırım.

Yazar: Osman Mert Tosun