İngiliz yazar Mary Shelley Frankenstein romanını 1818 yılında yayınladığında, kitabın yıllar sonra bu kadar ünlü olacağını tahmin etmiyordu muhtemelen. Shelley’in yarattığı bu canavar insanlar tarafından o kadar sevildi ki üzerine onlarca makale yazılıp tiyatro ve sinemada sayısız uyarlaması yapıldı. Şu anda NBA’de de buna benzer bir canavar ortalıklarda geziyor: Giannis Antetokounmpo.

 

giannis antetokounmpo strength ile ilgili görsel sonucu

 

Bunlardan en ünlüsü –benim de en sevdiğim- James Whale’in 1931 tarihli Frankenstein’ı. Canavarın, ilk kez beyaz perdede boy gösterdiği bu siyah-beyaz film çoktan kült mertebesine erişmiş durumda. Sonra üzerine çok düşündüm. Korku sinemasının daha emekleme çağında olduğu bir dönemde filme  “kült” payesini ne kazandırmış olabilir diye. Sanırım cevabını geçenlerde yazımda kullanmak amacıyla filmi bir kez daha izleyince buldum. Victoria Dönemi gotik anlatısını unutulmaz kılan asıl ögenin canavarı canlandıran Boris Karloff olduğuna kanaat getirdim. Bu daha önce adı sanı duyulmamış aktör Frankenstein’a alabildiğine korkunç ve insancıl bir biçimde hayat veriyor. Bir yüzüyle cehennemden çıkma bir zebaninin acımasızlığıyla ortada dolaşırken diğer yüzüyle yeni doğmuş ve dünya üzerindeki her şeyi öğrenmeye meraklı bir çocuk masumiyetini aynı inandırıcılıkla oynuyor… Aynı bünyede kötülüğün ve masumiyetin temsilini bu kadar kusursuz bir armoniyle sergileyen çok az performansa tanık olmuşumdur sinemada. Frankenstein daha sonraki yıllarda içerinde Robert De Niro’nun da olduğu bir düzine aktör tarafından canlandırıldı ancak hiçbirisi Boris Karloff’unki kadar mükemmel değildi.

 

Bilmeyenler için kısa bir özet geçersek; romanın baş karakteri Victor Frankenstein sahip olmayı arzuladığı ölümsüzlük rüyasına ulaşmak için çeşitli deneyler yapar ve sonunda toplamış olduğu ceset parçalarından 2.50 m boyunda devasa bir insan yaratır.

 

Tıpkı Jason Kidd’in 2016-2017 sezonunda Antetokounmpo’dan yarattığı gibi.

 

Şu sıralar NBA parkelerinde bir Frankenstein dolaşıyor : Giannis Antetokounmpo.

 

giannis antetokounmpo monster ile ilgili görsel sonucu

 

Kelimenin tam manasıyla bir canavar. Basketbol sahasında şu ana kadar izlediğim hiçbir şeye benzemiyor. Her Milwaukee maçında insanüstü bir hareket yapıp insanları çığlık çığlığa bıraktığında “Bu nasıl olur?” diye mırıldanırken buluyorum kendimi. Kendini insan sanan çılgın bir çim biçme makinesinin 48 dk boyunca 10 herifle birlikte bir potadan diğer potaya kendi kendine koşturup durduğunu görsem bu kadar şaşırırım sanırım.

 

İçinde yaşadığımız çağ aşırılıklar çağı. NBA’de oynanan basketbol bu aşırılıklara uyarak şu son 5 yıl içerisinde daha önce geçirmediği kadar çok evrim geçirdi. Şu an oynanan basketbol için alan paylaşımı çok önemli. Eğer kolları uzun, içeriyi karıştırabilen 4.5 numaradan bozma bir pivotunuz varsa ve diğer 4 şut atabilen adamınız da kanatlara ve tepeye doğru bir şekilde yerleşebiliyorsa yarınlar yokmuşcasına şut atmaya hazır bir basketbol takımınız var demektir. Houston Rockets örneğinde olduğu gibi. Tempolar akıl almaz seviyeye ulaşmış durumda.

 

giannis antetokounmpo not human ile ilgili görsel sonucu

 

NBA’de her zaman atletizm ön planda olmuş, fiziki güce ve oyuncu yeteneklerine dayalı bir basketbol oynanagelmiştir. Antetokounmpo’nun bu sezon oynadığı basketbol bu kavramların içini boşaltıyor. Keza oynadığı basketbolu “atletizm” kavramı karşılayamıyor. Antetokounmpo’nun saha içerisinde neler yaptığına birazdan değineceğim. Hikayenin duygusal kısmı ise çoktan halledildi sanırım. Amerikalıların süper kahramanlarını yaratmadan önce kahramanın önceki hayatının  altını üstüne  getirerek  en küçük öyküleri lime lime ettiği bir evre vardır. Bu evrede Acar Times muhabirleri sıradan insanın süperstara dönüşümünde kullanacakları aşırı duygusal öyküleri yazarlar. Bu öykülerin çoğu yazıldı. Artık herkes Giannis’in keşfedilmeden önce ailesini geçindirmek maksadıyla oyuncak sattığını, Amerika’ya geldikten sonra idolü olan oyuncularla oynamanın nasıl bir his olduğunu anlatmaya çalıştığı heyacanlı röportajları, Amerikan rüyasını keşfederken attığı: “Tanrı Amerika’yı Kutsasın” içerikli meşhur tweeti biliniyor.

 

giannis antetokounmpo frankenstein ile ilgili görsel sonucu

 

Bir sporcunun yıldız olması için gerekli tüm kademeler bir bir atlatıldı. Giannis verdiği röportajlarda şehre ne kadar bağlı olduğundan, Milwaukee’ye bir şampiyonluk kazandırmadan burayı terk etmeyeceğinden bahsetti. Taraftar Abdul-Jabbar’dan beri en heyecan verici yıldızını izliyor belki de.

 

Peki Antetokounmpo yıldız potansiyeline sahip bir genç iken bu derece korkutucu bir stara nasıl dönüştü? Aslında her şey Jason Kidd’in laboratuvarında yaptığı çalışmalar neticesinde başladı. Kidd Milwaukee’yi farklı kılacak özel bir şey üzerinde çalışıyordu. Bunu önce  3’e 3 antremanlarda denedi. Giannis’i playmaker oynatmak… Giannis de bunu bekliyormuşcasına ondan istenilenleri fazlasıyla yerine getirmeye başladı. Anomali fiziğiyle üstün top kontrolü birleşince NBA tarihinin en komplike oyun kurucusu vücuda geldi. Saha görüşü sayesinde hızlı hücumlarında doğru karar verebilen, postta arkası dönük hücum silahı olan arkadaşlarını kolaylıkla buluşturabilen, perdelerden çıkıp gelen şutörlere doğru zamanda doğru açıyla pas verebilen bir canavar… Bunları yapamadığı zamanlar ise antilop modunu açarak rakiplerinin üzerinden sekip üç adımda potaya gidiyor. Sonuç ya spekterüel bir smaç ya da rezil olmak istemeyen defans oyuncusunun yaptığı onur kırıcı bir faulle sonuçlanıyor.

 

giannis antetokounmpo frankenstein ile ilgili görsel sonucu

 

Kidd’in Giannis’i oyun kurucu olarak oynatmayı denemesi bir başlangıçtı aslında. Canavara dönüşen yolu açtı sadece. Gerisini Giannis tamamladı. Lige ilk girdiği yıldaki ve bu sezonki halini öncesi/sonrası yapan fotoğraflara denk gelmişsinizdir muhakkak. Vücudunu baştan yarattı. Şu anda LeBron’la beraber ligin en güçlü forveti. Fiziksel manadaki gücünü görmeniz için kazandırdığı basketfaul’lere bakın. Asla durdurulamıyor. Aldığı darbelerden yıkılmıyor. Güçlü omuzlarıyla rakiplerine sadece dokunması ona sonsuz boşluklar kazandırıyor.

 

giannis antetokounmpo lebron ile ilgili görsel sonucu

 

Ve canavarın kazandığı son önemli özellik. Şutunu tehlikeli seviyelere çıkarttı. Kendisi hakkında, onun kariyerini belli bir noktada tıkayacağı düşünülen, 30 cm’lik elleri yüzünden hiçbir zaman elit seviyeye çıkaramayacağı düşünülen şutunu bu sezon çok geliştirdi. Artık silah olarak kullandığı orta mesafe bir şutu var. Her geçen maçta geliştiriyor üstelik.

 

giannis antetokounmpo frankenstein ile ilgili görsel sonucu

 

Canavar yaratıldı. Bundan sonra kaderini kendisi tayin edecek. Sanki gelecekte bir kaç tane NBA finali ve MVP ödülü duruyor gibi. Ne olursa olsun Giannis’i izlemek daha önce yaşanan hiçbir basketbol tecrübesine benzemiyor. Sahada sekerek oynayan estetik bir antilobu izliyorum hissine kapılıyorum bazen.

 

Vakit varken izleyin.

Üstelik canavar en iyi oyununu henüz göstermedi bile…

Yazar: Murat Mete Güven