Novica Velickovic (vice.com/rs)

 

Mega’dan sonra 1,5 sene kaldığın Trabzon’a gittin. Çok gösterişli bir yer olmadığını duydum.

Oh, bilirsin; Tüm Türkiye Trabzon’un ne olduğunu bilir ve onlar burada da biliniyor. Trabzon’un insanlarının burada da şöhreti var. Kendi şehirlerini çok seviyorlar, kendi bölgelerini çok seviyorlar. Kendilerine Karadeniz’in kralıyız diyorlar. Karadeniz’in tüm insanları futbolda Trabzonspor’u tutuyor. Bu yüzden şehir futbol takımına çok bağlı. Böylesini hiçbir yerde görmedim. Bir sayı verirsek, 6,7,8 milyon taraftarları var. Herkes her zaman kulüp için bir şeyler yapmak istiyor, rozet,üyelik kartı vb…

E şimdi basketbol, bu biraz farklı bir hikaye. Bizim gibi değiller. Gelenekleri ve belirli bir yapıları yok.  Çok fazla yatırım var ama her nasılsa bir şeyler ortaya çıkmıyor. Yabancılar takıma hakim. Birçok genç oyuncu bi’ yerlerde kayboldu. Ben Trabzon’a geldiğimde neredeyse basketbol izleyicisi yoktu. Herkes futboldaydı.

Bir yıl içinde salonu doldurmaya başladık. Türkiye Ligi play-off’larında yarı final oynadık ki bunu kimse beklemiyordu. Play-off’larda oynamayı beklemiyorduk çünkü sezon başında 5 maçta sadece 1 galibiyetimiz vardı.

 

 

 

Ayrıca Avrupa Kupası kazanmak için de harika bir fırsatınız vardı, inanılmaz bir şekilde kaçtı…

Evet, EuroChallenge turnuvasında Nanterre karşısında final oynadık, ev sahibi olarak. Biliyorsun, benim haricimde kimsenin herhangi bir maça kupa için çıkma tecrübesine sahip olduğunu düşünmüyorum. 30 dakika sonunda ne oynadığımızı bilmiyorduk;  bir şeyler deniyorduk ama salon dolu, dopdolu! Ben böyle bir şeyin orada bir kez daha gerçekleşebileceğini düşünmüyorum. Belki tekrar bir Avrupa finali aşamasına gelirlerse gerçekleşebilir.

Daha sonrasında pek bir şey yok, onlara yetiştik ama biri son saniyede skorbordu değiştirdi. Skoru görüyorsunuz, skorborda bakıyorsunuz… Bu her zaman çok acıtıyor. Ama hayat da devam ediyor…

 

 

Trabzon’da hayat nasıl, oradakiler biraz muhafazakar değil mi?

Bunu Trabzon’a ve bölgeye kendileri söylemiyor. Bunu sonuna kadar da kabul etmezler. Ama din burada çok güçlü.

 

 Bana içki içebileceğin bir yerin bulunmadığını söylediler.

750 bin kişinin yaşadığı bir yerde belki bir-iki tane. Genel olarak şehirde pek bir şey yoktu. Birkaç alışveriş merkezi, yaygın olan kebap ve köftelerinin satıldığı yerler vardı.  Pasta veya Sezar salata tarzı şeyler yiyebileceğim sadece iki yer bulabilmiştim.

Orası çok nemli. Yıllar geçtikçe nemi daha fazla artıyor gibi. Yıllar geçtikçe Arap turist sayısı da artıyor. Sanırım onlara Trabzon’daki hava kendi iklim şartlarına kıyasla daha serin ve hoş geliyor. Tahminimce ben de bu yüksek nem ve 30 derece üstündeki havayı Arap Yarımadası’ndaki iklim şartlarına tercih ederdim.

 

 

Novica Velickovic’in VICE Srbija adlı siteye verdiği Sırpça orijinli röportajından çeviridir. Röportajın sadece Trabzon ve Trabzonspor ile ilgili kısmı çevirilmiş ve yazı haline getirilmiştir. Orijinal yazının linki: https://www.vice.com/rs/article/mb7yg4/krv-znoj-i-suze-novica-velickovic-o-svojoj-karijeri-za-vice

Yazar: İbrahim Çetinkaya