nba draft 2014 ile ilgili görsel sonucu

Draft mevzusu hep kumardır. Kolejde harika olan bir oyuncu takıma gelir ve alışamayabilir ya da sakatlıklar nedeniyle verim vermeyebilir. Oyuncuyu avrupadan getirdiğinizde farklı bir basketbol oynanan NBA’de sudan çıkmış balığa dönen gurbetçi memleketine geri dönme hayallerini kurmaya başlayabilir. Bu yüzden pek çok yönetici ve hoca seçmelere mesafeli durmakta. Takas da bu oyuncuların kaderlerinin bir parçası. Şanslı draftlar (seçmeler), şanssız seçmeler üzerine sağda solda çok şey yazılır çizilir. En son favori mevzulardan birisi de 2014e dairdir. 2014 draftıyla ilgili yazılanlar ilk başlarda etkileyiciydi. Wiggins, Jabari Parker, Joel Embiid, Julius Randle, Aaron Gordon, Zach LaVine, Dante Exum derken bu draftın tarihin en kötü draftlarından biri olmayacağı çok açıktı. Ama bazı yönlerden en şanslısı olmadığı kesin…

 

Tüm hocalar takımlarına yeni bir enerjinin gelmesini ve oyun düzenlerinde el avuca sığmaz gençlerin yer almasını ister. Tek sorun, bu yeni oyuncuların takıma alışması, hücum ve savunmada kendilerine düşen role çabuk adapte olabilmesidir. En azından mantık bunu emreder. Ama mühendis kafasıyla yol alıp da asıl şeyi görmezden gelmeye çok yatkın bünyemiz en önemli şeyi unutmaya çok hazırdır: Sağlığı…

 

Bu oyuncuların her biri hakkında müthiş yorumlara rastlıyoruz ama haklarında yalan söylemeyen şey sağlık raporları. Haklarında bu kısa sürede çıkanlara bakarsak:

 

Joel Embiid’in drafttan hemen önce geçirdiği ameliyat, daha sonra navikular kemikle ilgili geçirdiği ikinci ameliyat (aynı yer) derken Ilgauskas benzerlikleri erkenden yapılmaya başlandı. Embiidin kariyerinin tehlikede olduğu açıklamaları bile yapıldı. Özellikle tam iyileşmek üzereyken 4e 4 maç yapıp ikinci ameliyatı olmak zorunda kalması ile çok fazla sinirli insanın ortalarda dolaşmasına neden oldu. Katara gidip gelmelerinin sayılamadığı bir yıldan sonra ligde önümüzdeki maçlarda yer alacağı ama dakikalarının kısıtlanacağı konuşuluyor.

 

Jabari Parker sol diz ameliyatından bir süre sonra sahalara döndü. 30 dakika civarı maç bile oynadı ama bu seferde çekilen MR sonucunda ön çapraz bağlarda cerrahi gerektiği görüldü. 57 maç kaçırdı. Yeni sezonda All Star maçından sonra dakikaları biraz daha artırıldı ama ortalama 30 dk civarında oynatılmaya çalışıldı.

 

Julius Randle Los Angeles tarafından draft edilmişti. İlk maçının 4. Çeyreğinde bacağını kırdı. Bu sezon iyi işler yapmışsa da sakatlıkla uğraşmak zorunda kalan isimlerdendi.

 

Dante Exum Ön çapraz bağlarından yana dertli olan bir başka isim. Slovenya karşısında oynarken geçirdiği bu sakatlıktan sonra 2015-16 sezonunu kaçırdı.

 

Aaron Gordon çaylak sezonunun önemli bir kısmını ayağındaki kırık nedeniyle kaçırdı. Her şey iyi hoş derken çenesindeki kırık mevzu ile listemize girmeyi hak etti. Her şeye rağmen geri döndü smaç yarışmasında gönüllerin birincisi oldu. 4 mevkiyi de savunabilir denilen adamlardan. Bekleyip kariyerini takip edeceğiz.

 

Bunların dışında TJ Warren, Jusuf Nurkic, Marcus Smart gibi diğer oyuncuların da yaşadığı sakatlıklar (hiçbiri çok ağır değildi) ile kimilerine göre çok şanssız bir seneydi 2014 seçmeleri. Oysa hafızamız bize pek de böyle söylemiyor. Sakatlıklar sporun bir parçası olsa da en canları sıkan sene 2014 değildi, 1986 draftı orada tarihin sayfalarında dururken…

 

Peki 1986 NBA seçmeleriyle ilgili olan can sıkıcı şey neydi?

 

Öncelikle 1986 NBA seçmelerindeki oyunculara bir göz atalım.

 

Tur Sıra Oyuncu Pozisyon Milliyet NBA Takımı Okul/Kulüp takımı
1 1 Brad Daugherty* C  US Cleveland Cavaliers (from L.A. Clippers via Philadelphia) North Carolina (Sr.)
1 2 Len Bias# SF  US Boston Celtics (from Seattle) Maryland (Sr.)
1 3 Chris Washburn C  US Golden State Warriors NC State (So.)
1 4 Chuck Person SF  US Indiana Pacers Auburn (Sr.)
1 5 Kenny Walker SF  US New York Knicks Kentucky (Sr.)
1 6 William Bedford C  US Phoenix Suns Memphis State (Jr.)
1 7 Roy Tarpley C  US Dallas Mavericks (from Cleveland) Michigan (Sr.)
1 8 Ron Harper SF  US Cleveland Cavaliers * Miami (OH) (Sr.)
1 9 Brad Sellers C  US Chicago Bulls Ohio State (Sr.)
1 10 Johnny Dawkins PG  US San Antonio Spurs Duke (Sr.)
1 11 John Salley PF  US Detroit Pistons (from Sacramento) Georgia Tech (Sr.)
1 12 John Williams PF  US Washington Bullets LSU (So.)
1 13 Dwayne Washington PG  US New Jersey Nets Syracuse (Sr.)
1 14 Walter Berry SF/PF  US Portland Trail Blazers St. John’s (Sr.)
1 15 Dell Curry SG/SF  US Utah Jazz Virginia Tech (Sr.)
1 16 Maurice Martin SF  US Denver Nuggets (from Dallas) Saint Joseph’s (Sr.)
1 17 Harold Pressley SF  US Sacramento Kings (from Detroit) Villanova (Sr.)
1 18 Mark Alarie PF  US Denver Nuggets Duke (Sr.)
1 19 Billy Thompson SF  US Atlanta Hawks Louisville (Sr.)
1 20 Buck Johnson SF  US Houston Rockets Alabama (Sr.)
1 21 Anthony Jones SF  US Washington Bullets (from Philadelphia) UNLV (Sr.)
1 22 Scott Skiles PG  US Milwaukee Bucks Michigan State (Sr.)
1 23 Ken Barlow# PF  US Los Angeles Lakers Notre Dame (Sr.)
1 24 Arvydas Sabonis^ C  Soviet Union Portland Trail Blazers (from Boston via L.A. Clippers) Zalgiris (Soviet Union)

(Bu bilgiler Wikipeida’dan alınmıştır.)

Arvydas Sabonis 86 seçmelerinin 24. Sırasından seçildi. Buna karşın ülkesinden izinlerin çıkmaması gibi sebeplerle 95e dek NBA’de forma giyemedi. Sabonis geldiğinde diz ve çapraz bağ cerrahilerinin sonucu olarak oldukça yavaşlamıştı. Yine de bu hali dahi çok iyiydi… Bu drafttan 2 oyuncu seçilmesine rağmen NBA’de hiç oynayamadı. Bu nedenle 21 kişiye düşmüştü oyuncu sayısı. 1996 olduğunda ise 86 draftından seçilenlerden sıkı durun sadece (Daugherty, Harper, Skiles, Chuck Person, John Salley, Dell Curry ve Arvidas Sabonis) 7 kişi hala oynayabiliyordu. Bu listeden de Daugherty’nin hemen 96 sonrasında sakatlık nedeniyle dışarıda kaldığını düşünün. 14 oyuncu çok ciddi sakatlıklar, alkol/uyuşturucu sorunlarıyla boğuşmuş ve kariyerlerini bitirmişti. 24 kişiden 6 kişi kalmıştı…

 

Çok detaylarına girmeden bu kişilerin başına gelenleri bir hatırlayalım:

 

Chris Washburn

 

GSW tarafından draftın 3. en iyi ismi olarak seçilmişti (İlk üç ismin üçünün de Atlantik grubundan olması ayrı bir düşündürücü konu elbette). Washburn New York karşısında alınan farklı mağlubiyette 16 sayı atarak izleyenleri ümitlendirmişti. Ancak bundan sonra yaşadığı diz kapaklarındaki tendon iltihabı Washburn’un enfeksiyon giderici ilaçlar almasına neden oldu ki bu da 1987 de böbrek yetmezliği sorununa sebebiyet verdi. Daha sonrasında ise kokain sorunu olduğu anlaşıldı. Üç yıl üst üste uyuşturucu testleri pozitif çıkınca da NBA’den ömür boyu men edildi. Sonrasında başka başka liglerde oynamaya çalışsa da en büyük NBA seçmesi facialarının en tepesine oynayan nadide isimlerden biri oldu Washburn…

 

Brad Daugherty

daugherty

 

1 numaralı seçimdi. Yani göreceli olarak en iyi oyuncusuydu 86 draftının. 16 sayı 8 ribaundla (tabiiki neredeyse tüm elit çaylakları o sene Cavs toplamıştı –takas vs yollarla- Daugherty, Harper, Williams)  Daugherty takımını bir kaostan playoffa daha ilk sezonunda taşıdı. İlk yılında NBA çaylaklar takımına, ikinci yılında (sayıyı 18e yükselterek) All Star takımına seçildi. Sonraki yıl Cavs’in galibiyet sayısı 57ye yükselmişti. Her şey çok güzel gidiyordu ama artık güzel devirler yerini sakatlık yıllarına bırakacaktı. 1 yıl sonra Daugherty sezonun yarısını sakatlık sorunlarıyla boğuşarak kaçırdı. 5 All Star maçı oynadıktan sonra hiç fena olmayan bir kariyer yapmaktayken sakatlık nedeniyle kariyeri yarıda kaldı Doughertynin de.  LeBron gelene dek Cleveland’daki pek çok kariyer rekoru bu parlak gence aitti.

 

William Bedford

Bedford, Suns, Pistons ve Spurs’de oynadığı 6 senenin ardından kariyerini uyuşturucu kullanımıyla heba eden bir başka yetenek olarak tarihe geçti. Michigan’da marijuana bulundurma suçunu birkaç kez işledikten sonra mahkeme bir sonraki yakalanışında 10 yıllık hapsine karar verdi. Hapisten çıktıktan sonra basketbol koçu olmaya karar verdi…

 

Roy Tarpley

7. sıradan seçilen Tarpley en etkileyici girişi yapan oyunculardan biriydi. İlk yılında Çaylak Takımı ve ikinci yılında da en iyi 6. adam ödülleriyle gayet de başlamıştı aslında. 13.5 sayı 11.8 rb ortalamalarını biraz daha geliştirirseniz All Star takımına bile göz kırpmaya başlarsınız malum. Amma velakin sonraki sezonun daha ilk haftalarında (89-90 sezonu) uyuşturucu maddeyle seyir esnasında polise yakalanınca ve bu sırada bir de polise mukavemet edince o sene NBA’den men edildi. 1991 Mart’ında aynı suçtan ikinci ve 2 3 ay sonra da 3. kez aynı suçu işleyince NBA kuralları gereği men edildi. Dönüşü 1994 Mart’ını bulacaktı. Ancak burada da alkol kullanımına devam edip mahkeme kararı olan terapi programlarına riayet etmeyince NBA kuralları gereği “ömür boyu” men edildi. Bu cezadan sonra Avrupa liglerinde şansını denemeye devam etti.

 

Drazen Petrovic

EAST RUTHERFORD, NJ - 1991: Drazen Petrovic #3 of the New Jersey Nets pumps his fist against Bobby Hansen #10 of the Chicago Bulls during a game in 1991 at Brendan Byrne Arena in East Rutherford, New Jersey. NOTE TO USER: User expressly acknowledges that, by downloading and or using this photograph, User is consenting to the terms and conditions of the Getty Images License agreement. Mandatory Copyright Notice: Copyright 1991 NBAE (Photo by Nathaniel S. Butler/NBAE via Getty Images)

3.turdan seçilen Petroviç NBA’de büyük aşama gösteren bir Avrupalı kimliğiyle bir idol olma yolunda giderken Almanya’da geçirdiği trafik kazası neticesinde hayatını kaybetti. Hakkında sayfalarca dolusu yazılabilecek bu ikonik karakter de 1986 NBA draftındaydı…

 

John Williams

Point guardı çok kullanmakla birlikte point forward çok aşina olunan bir kavram değil.  Sebebi, bu kadar iyi pas yeteneğine sahip çok kalıplı ve uzun oyuncu sayısının azlığıdır. İşte John Williams bu oyunculardan biriydi. İnanılmaz bir pas yeteneğine sahip Williams Washington Bullets tarafından draft edilmiş ve 3. sezonunda kariyer zirvesini görmüştü. Ne var ki bu sezondan sonraki 4 sezon boyunca normal sezon maçlarının yaklaşık yarısını kaçırdı. En sonunda Pacers’dan İspanya’ya gittiğinde sene 95ti ve bir daha NBA’e dönemedi.

 

Kevin Duckworth

İkinci turda draft edilen bu oyuncu 2008’de kalp krizi sonucu öldü.

 

Don Redden

1994’te kalp krizi sonucu vefat etti.

 

Baskerville Holmes

1997’de intihar etti.

 

Dwayne Washington

New Jersey Nets tarafından 13. Sıradan seçilmişti. Çok kısa bir NBA kariyerinden sonra 1989’da Miami’den gönderilince CBA’da oynamaya başladı. 2015’de yakalandığı amansız bir hastalık nedeniyle 52 yaşında 2016’da hayatını kaybetti.

Ürkütücü göründüğü kesin…

Bu listenin dışında Harper ve Dawkins’in ağır sakatlıklar atlatıp NBA’e geri döndüklerini de belirtmek gerekir. Harper bu sakatlıktan sonra bir rol oyuncusuna dönüşmüş olsa da 86 draftının en iyi durumda olanlarından birisi olduğu açık…

NBA draftlarında 2. raund seçimlerinin 1. raundu gölgede bıraktığı daha belirgin bir draft muhtemelen görülmemiştir. Bu seçimin ikinci raundunda kimler yoktu ki? Nate McMillan, Dennis Rodman, Mark Price, Jeff Hornacek, David Wingate… Üçüncü raunddan seçilen Drazen Petrovic’i de unutmamalı… Bu draftın yüzünü ağartan seçimlerin 2. Ve 3. Tur seçimleri olduğu ortada. Yine de belki de en sorunlu hikayeyi anlatmadan yazıyı sona erdirmemeli:

Daugherty’nin 1. Sıradan draft edilmesinden sonra Boston Celtics ikinci seçim hakkına sahip olduğundan bir tercih yapacaktı ve seçimi Len Bias oldu. Yaşlanmaya başlayan Bird-Parish-McHale üçlüsüne monte edecekleri Bias ile McHale’ı benchten getirmeyi hesaplayan Boston için işler yolunda gibi görünüyordu. 17 Haziran 1986’da Madison Square Garden’da yapılan seçimde son şampiyon Celtics Bias’ı seçmişti. Bir çaylak için büyük bir gurur…

 

lenbias1_850

 

Atlantik Konferansı’nda Yılın oyuncusu seçildiği kolej kariyer günlerinin meyvelerini Bias toplamaya başlamıştı. Bu muhteşem günden sonraki gün (18 Haziran 1986) Bias Washington DC’den Boston’a uçtu. Bir takım işlerin sonunda evi olan Maryland’e geldiğinde o artık bir NBA oyuncusuydu. Üstelik ümitlerin yüksek olduğu bir oyuncu. Sonrasında olanlar hiç bu profile uymuyor. Bu oyuncu arkadaşlarıyla birlikte yemek yiyor akşamı geçiriyor ve sabah olduğunda saat altı gibi krize giren oyuncu tüm sağlık müdahalelerine karşın kurtarılamıyor. Saat 08:51de Len Bias’ın öldüğü açıklaması yapılıyor. Kokain aldığı tespit edilen oyuncunun mahkeme vs süreci derken son derece zor günler geçiriyor ailesi, Boston ve tüm okulu…

 

Olaylar buraya kadar aktarılandan ibaret değil elbet, film içinde film var. Bias’ın mezuniyeti için yeterli sayıda kredi toplayamamış olmasından tutun Clemson’dan Tulane’ye dek her yer sallandı. Kolejlerde özellikle sporcular söz konusu olduğunda yanlış şeyler döndüğünden hep bahsediliyor ve öteden beri bu işin cılkının çıktığı söyleniyordu. Eninde sonunda bu iş patlayacaktı ve Bias hadisesinde olan da tam budur. Ardından gelen mahkemeler ve sonu gelmez konuşmaların hepsi sermaye ile üniversitelerin spor bölümlerinin ne kadar iç içe girdiğini gösteriyordu. Olay herkesin bildiği ama söyleyemediği bir şeydi, tam bir travmaydı…

 

SON SÖZ

Kobe, Duncan ve Garnett’in bırakmasına içim acıyor. Buna dair bir şeyler yazmayı düşünüyorum ama es kaza 2014 Draftıyla ilgili bir muhabbete bir arkadaş çevresinde denk gelince aklıma gelen “1986 Kırımını” yazmadan geçemedim. Yazının içeriği yüreğimizi burkuyor. Futbol sadece futbol değildir sözü bu gibi durumlarda kulağımızda nahoş çınlamalar yapmakta. Futbol keşke futbol, basketbol da sadece basketbol olarak kalsa da biz de saf yeteneklerin kapışmalarını çocukça bir coşkuyla izleyebilseydik. 86 seçmelerindeki Dell Curry’ye (Steph Curry’nin babası) de bir dikkat etmeli. Kobe’nin sadece Steph ve Seth Curry’ye karşı oynadığını sanmıyorduk değil mi, Canınızı sıkmayın, basketbolla kalın.

 

Yazar: Utku Köker