Doğru ile gerçek arasındaki farkı hiç düşündünüz mü? Birbirine çok benzeyen hatta neredeyse birbirlerinin yerine kullanılan bu yakın anlamlı sözcükleri ayırmanın en iyi yolu, doğrunun sübjektif gerçeğin ise objektif oluşudur. Bir konu hakkında doğrular kişiden kişiye göre değişebilir, genelde herkesin doğrusu farklıdır; ancak gerçek nesneldir ve bütün doğru ve yanlışların süzgecinden geçip elde kalan temel cevaptır. Bazen gerçeklik bütün doğrulara ve yanlışlara rağmen ulaşılamayacak kadar uzaktadır. Örneğin; Dünya’nın aslında yuvarlak oluşunu, Ay’ı, Güneş’i, gezegenleri birkaç yüzyıl öncesine kadar kimse bilmiyordu. Herkesin kendince bir doğrusu vardı; Dünya düzdür diyenler vardı –ki hala varlar Kyrie Irving..- , Ay ve Güneş aslında Dünya’ya çok yakındalar diyenler, Dünya’nın da bir sınır var diyenler vs. Ancak sonunda biri çıktı ve gerçeği bize gösterdi. Hala daha gerçekliğe aykırı düşünenleri de aslında garipsemiyorum aksine faydalı buluyorum. Çünkü ‘bence doğru’ denilen şeyler aslında kişilerin yanlışlarıdır genelde. Önce yanlışa sonra doğruya en sonunda gerçeğe ulaşırsın. Ancak gerçeğe ulaştığında gerçeğin de değişkenliği nedeniyle insan asla tabu gibi buna bağlanıp kalmamalıdır. İşin sonunda ‘topu topu 7 tane nota var kaç ayrı beste yapılabilir ki’ noktasına gelirsen yani yerinde sayarsan aslında geriler ve yok olur gidersin.

 

 

luka doncic 2018 ile ilgili görsel sonucu

 

Girizgah sizi biraz yormuş olabilir, gelmek istediğim nokta bu yazıda oldukça sübjektif davranacağım bu nedenle beni anlayışla karşılamanızı umuyorum. Anlatacaklarım belki yanlış belki doğru belki hakikat ama sonuçta bir bakış açısı ve bu tür konuların böyle anlatılması bana daha mantıklı geliyor. Konumuz Luka Dončić. Evet size daha ehliyeti bile olmayan bir çocuktan bahsedeceğim. 17-18 yaşında yaptıklarıyla bana, ‘Dončić gelmiş geçmiş en iyi Avrupalı basketbolcu olabilir mi?’ yazısını yazdıracak kadar önemli bir çocuk bu.

 

 

Bu yazıda Dončić’i anlatmayacağım zaten bunu çeşitli yazılardan, haberlerden, videolardan öğrenebilirsiniz. Benim bakmak istediğim açı bir çocuğun bana bunları anlattırıyor olması. Hani çok meşhur hikayeler vardır ya büyüklerimizden hep efsaneleri dinlemişizdir. ‘Dedem babama Lefter’i anlatmış, babam bana Rıdvan’ı anlattı, ben de çocuklarıma seni anlatacağım Alex de Souza.’ Hepimizin başından az çok geçmiştir böyle hikayeler. Ben bugüne kadar sadece Doncic’i izlerken çocuklarıma seni anlatacağım demiştim. 17 yaşındayken onu canlı canlı izleme şerefine nail oldum ve bu beni çok heyecanlandırıyor. Jordan’ı ilk kez NBA’de izleyenlerin yaşadığı heyecanı düşünün ya da Messi’nin ilk maçında orada bulunanları. Bu da öyle bir şey işte..

 

luka doncic petrovic ile ilgili görsel sonucu

 

Yazının temel konusuna dönecek olursak ‘en iyi’ tartışması zaten yıllardır insanların bir türlü uzlaşamadığı meseleler. Çünkü bu konularda hakikate ulaşmak hem çok zor hem de daha az tatmin edici. Subjektif bakınca işin eğlencesi daha çok ortaya çıkıyor. Zevkler ve renkler tartışılmaz gibi, bu da ayrı bir zevk. Gelmiş geçmiş en iyi Avrupalı basketbolcu konusunda genelde Tony Parker, Pau Gasol ve Dirk Nowitzki ön plana çıkıyor. Benim için bu isim Dražen Petrović’tir. ‘En iyi’ benim için daima fark yaratmak olmuştur. İnsanı kendisine çeken bir şeyler olmalı, cezbetmeli. Dražen tüm Avrupalı basketbolcular için Amerika kapısını aralayan ilk oyuncuydu. Bu bence yüzük kazanmaktan çok daha değerli bir olay. İnsanı çeken bir diğer nokta ise hikayesinin elim bir kaza sonucu çok erken son bulmasıdır. 6-7 yıl daha çok rahat NBA’de var olabilecek hatta süperstar olup yüzük kazanabilecek bir potansiyeldi Dražen. Gönüllerin birincisi derler ya realite ne olursa olsun benim için ‘en iyi’ hep Dražen olmuştur.

 

 

 

Günümüze geldiğimizde ise yine bu listede zirveye oynamaya en yakın aday Luka Dončić . Giannis Antetokounmpo gibi Avrupa doğumlu ama kökeni farklı kıta olan basketbolcuları ben bu listeye dahil etmiyorum. Çünkü haksız rekabet yaratır bu durum. Yine kişiden kişiye göre değişen meselelerden biri daha tabi bu. Neyse konumuza dönersek bir çocuğun bende yarattığı hisleri paylaşmak istedim sizlerle. Belki büyük hayal kırıklığı olacak belki de beklentilerin üstüne çıkacak. Bunu kimse bilemez. Ama şuan 2018 draftında herkesin ilk sıradan seçilmesini beklediği isim olan Dončić şimdiden çok şeyi başarmış görünüyor. Benim beklentim bir yıl daha kalıp Llull’ün dönüşüyle birlikte Real Madrid ile Euroleague kupasını kaldırması. Bu özgüvenle gittiğinde çok daha farklı bir Dončić izleyebiliriz. Şuan yaptığı birçok güzel şeyin yanında eksikleri de var elbette. Savunması, fiziği, uyum sorunu hep onu zorlayacak. Ama ben inanıyorum ki benim için en iyi Avrupalı basketbolcu olmayı başaracak. Dražen Petrović de göklerden, yarattığı etkinin sonuçlarını keyifle izleyecektir..

 

luka doncic petrovic ile ilgili görsel sonucu

 

Küçük bir tavsiye; düşünmekten, üretmekten, fikirlerinizi paylaşmaktan korkmayın. Yanlışlar, doğrular ve gerçekler hep bizimle olacak. Önemli olan sizin bu hayata nasıl baktığınız ve insanlarda oluşturacağınız yeni bakış açılarıdır, kim bilir belki de siz haklısınızdır.

 

Yazar: Mert Işık