Her insan şansını kendi yaratır derler. Basketbol sporunda şans faktörü etkilidir.

 

NBA’de 82 maçlık sezon uzun ve yorucudur. Uçak seyahatlari, sakatlıklar, antrenman yoğunluğu bunların hepsi oyuncuları etkilemiştir, etkiler. Normal sezonda fırtına gibi esen takımlar play-off başladığı zaman normal sezondaki etkileyici performansını play-offlara yansıtamayabilir. Yazının başında da belirttiğim gibi basketbolda çok değişken vardır. Bu değişkenleri yenmek onların üstesinden gelmek oyuncuların ne kadar çaba sarf ettiği ile alakalı bir konudur. Siz yeterince çaba sarf ettiğiniz zaman şans da sizin yanınızda olur.

 

O değişkenleri yenmek için kurulan bir takım, süperstarları olan bir takım Los Angeles Clippers ve bu sezonda normal sezonu çok iyi geçirdikten sonra play-off ilk turunda elendiler.

 

Tuttuğunuz takım Los Angeles eyaletinin takımı ise diğer takımlardan biraz farklılığınız oluyor. Medya baskısı her zaman üst düzeydedir ve eleştiriler, takas dedikoduları anında çıkmaya başlar. Bu olaylar bütün takımlarda vardır ama büyük eyaletlerde daha fazladır. Clippers, Lakers’in başarıya hasret kaldığı şu günlerde play-off ilk turunda veda edince başarıya aç Los Angeles eyaletinde onlara gelen eleştiriler de ağır oldu.

 

Takımın süperstarları bu yaz serbest kalacak. Bu sezon Clippers için sonun başlangıcıydı. Normal sezonu ilk 4 içinde tamamladıktan sonra yıllardır karşılaştıkları şanssızlığı bu sene kırmak istiyorlardı ama karşılarına NBA’in belki de en ters takımı çıkınca işler istedikleri gibi gitmedi. Seri’de 2-1 öne geçmelerine rağmen elenmekten kurtulamadılar.

 

Clippers 2008 NBA draftı 2.tur 35. sıra seçimi olarak DeAndrea Jordan’ı seçmişti, ardından 2010 yılında Blake Griffin’i seçtikten sonra takımın genel çehresi değişti. Başarılı olmak için uzun oyuncularınız iyi olacak ama nihayetinde basketbol beş kişi ile oynanan spor ve kısa oyunculara da ihtiyaç var.

 

Takıma Chris Paul’un de gelmesiyle beraber Clippers takımı üst üste play-offlarda boy göstermeye başladı. CP3 geldiği gibi takıma etki etti.

Clippers 2011-2012 sezonu play-off ilk turunda Memphis Grizzlies ile karşılaştılar. Seri 7 maça uzadı. 7 maç sonunda seriyi geçen taraf 4-3 ile Los Angeles Clippers oldu.  İkinci turda rakip ise San Antonio Spurs oldu. Spurs 4-0 ile seriyi geçen taraf oldu. Sonraki sezon ise ;

Geçen sezon eledikleri Memphis Grizzlies ile karşılaştılar. Gülen taraf bu sefer 4-2 ile Memphis Grizzlies oldu.

2013-2014 sezonuna Clippers koç değişikliği ile başladı. 2008’de Boston Celtics’i şampiyon yapan Doc Rivers ile anlaştılar. Sezonu 57-25’lik derece ile bitirdiler. Play- Off ilk turunda Golden State Warriors ile karşılaştılar. Seri 7. maça uzadı. Kazanan taraf 4-3 ile Los Angeles Clippers oldu. İkinci turda rakip Oklahoma City Thunder ile karşılaştılar. Turu 4-2 ile Thunder geçti. 2013-2014 sezonunu Clippers böylece tamamladılar.

2014-2015 sezonunu ise geçen senenin şampiyonu San Antoino Spurs ile eşleştiler. Seri 7 maç sonunda gülen taraf 4-3 ile Los Angeles Clippers oldu.

İkinci turda ise rakip Houston Rockets oldu. Seride durum 3-2 iken Houston maçın 3. çeyreğini 19 sayı geride kapatmış. Clippers konferans finallerinin hayalini kurmaya başlamıştı. Ama işler Clippers’in istediği gibi gitmedi. Houston son çeyrekte 40 sayı atarak seriyi 3-3’e getirdi. Seri böylece 7. maça uzadı. Yedinci maçta ise rüzgarı arkasına alan Houston Rockects seriyi 4-3 ile geçmiş oldu.

2015-2016 sezonu Clippers Batı Konferansını 4. sırada tamamladı. Play-Offlar’da rakip Portland Trail Blazzers oldu. Clippers saha avantajını kullanarak seride durumu 2-0’a getirdi. Seri Portlad’a döndüğünde seri de işler değişti. Portland evinde maç kaybetmedi ve seri 2-2 oldu. Rüzgarı arkasına alan Portland seriyi 4-2 geçti.

 

 

Hemen alttaki paragrafta açıklayacağım, Chris Paul’un Lakers’a gideceği takas veto edildikten 1 hafta sonra Chris Paul; Eric Gordon, Chris Kaman, Al-Farouq Aminu ve bir draft hakkı karşılığında LA Clippers’a takas edildi. Böylece Clippers, uzunlarının yanına bir süperstar guard eklemiş oldu.

NBA’in belki de en çok konuşulan takası Chris Paul-Los Angeles Lakers takası dönemin NBA Başkanı David Stern takasa onay vermediği için gerçekleşmemişti. Güç dengelerinin alt üst olacağı bahane edilerek onaylanmayan takastan sonra geçen yaz Kevin Durant-Golden State Warriors takası olunca akıllarda tek soru işareti kalıyor, bu takas niye olmadı ?  Chris Paul Lakers’a gitseydi şuan Lakers’ın durumu ne olurdu, Kobe Bryant’ın elinde bir yüzük fazla olabilir miydi? Bunların hepsi soru işareti.

 

 

Chris Paul-Los Angeles Lakers takası olmuş olsaydı, Paul için şuandan daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik. Aynı şekilde Clippers için de farklı şeyler konuşuluyor olabilirdi.

Burada da görüldüğü gibi Clippers şans faktörünü hiçbir zaman yenemedi. İstediğiniz kadar güzel kadro kurun, kağıt üzerinde favori olun. Yenmeniz gereken kendiniz vardır.

Yazar: Atay Sökmen