Geçtiğimiz günlerde kendisi gibi zayıflamış bir takım olan Dallas’tan 49 sayı fark yiyip tarihinin en ağır mağlubiyetini alan Lakers için işler pek yolunda gitmiyor. Kobe ve Shaq’la gelen şampiyonluklardan sonra, Phil Jackson’ın vedası öncesi kötü sayılabilecek bir kadroyla iki şampiyonluk yaşayan Lakers; Kobe, Nash, Gasol ve Howard’lı kadronun elinde patlaması sonucu bir çıkmaza girmiş durumda. Bu yüksek maaşlı yıldızları elinden çıkardıktan sonra drafta yatmaya başlayan Lakers’ta taraftarlar durumun ne zaman düzeleceğini merakla bekliyor. Bu yazıda Lakers için kısa ve uzun vadeli çözümleri ele almaya çalışacağım.

 

phil-jackson-lakers1

 

Lakers için kısa vadeli çözümlerin başında Russell Westbrook geliyordu. 2017’de sözleşmesi bitince Lakers’a imza atacağı sıkça konuşulan Westbrook, Durant de gidince OKC tarafından takımda tutulmuş ve sözleşmesi uzatılmış, Lakers taraftarlarına ise triple double ortalamalarına sahip olduğu sezonda Westbrook’a imrenerek bakmak kalmıştı. Aslında Westbrook’u tek başına oynadığı için beğenmeyen kişilerdenim ama şuanki Lakers için çölde bir vaha olacağı da aşikar. Diğer bir kısa vadeli çözüm ise bu yıl draftta çok potansiyelli guardlar olduğu için oradan örneğin Dennis Smith gibi müthiş bir atletizm potansiyelini,  all around bir guard olan Markelle Fultz’u ya da pass-first guard olan Lonzo Ball’ı alıp; free agency piyasasından da Griffin veya Millsap gibi uzunlardan birisini almak. Eğer bu oyuncular alınabilirse bir anda tekrar playoff potasına girebilir Lakers, bir senede. Ama draft bir kumar tabi ki, üç yıldır drafttan hep yüksek sıra seçim haklarına sahip olan Lakers için elindeki oyuncular hala potansiyelli tanımından öteye geçemedi. D’Angelo Russell ve özellikle Brandon Ingram her ne kadar beklentileri karşılayamasalar da ilerde onların gelişimi ve yeni gelecek isimlerle birlikte birkaç senede takım şampiyonluk kovalayacak hale gelebilir.

 

dangelo-russell

 

Lakers için uzun vadeli çözüm ise drafttan, bir anda gelip NBA’de süperstar olacak isimleri bulana kadar beklemek olacaktır. Karl-Anthony Towns veya Anthony Davis gibi atlet uzunlar artık her güçlü takıma şart oldu. Bu kapsamda Lakers da böyle bir oyuncuyu bulana kadar drafta yatmayı devam ettirebilir. Herkes Mozgov ve Deng için verilen yüksek maaşları konuşurken acaba bu isimleri yok pahasına takaslayıp salary cap’te kolayca boşluk yaratma fikri mi var yönetimin aklında bilemiyorum ama bu iki oyuncuya verilen +15 milyonlar cidden can sıkmaya devam ediyor. Ancak dediğim süperstarı yakaladıktan sonra o ismin etrafına takım kurmak için Mozgov ve Deng kolayca elden çıkılabilecek maaşlar. Lakers bu isimler karşılığında hiçbir şey beklemiyor amacı sadece maaş boşluğu yaratmak, birkaç yıl sonra serbest kalacak isimleri yakalayabilmek için. Dediğim gibi draft bir kumar, daha ilk seneden müthiş bir oyuncu yaklayıp draftı karlı kapatabilirsiniz ancak Philadelphia 76ers gibi draft batağında bir ömür de geçirebilirsiniz. Lakers nerede durması gerektiğini bilmeli ve biraz da şans yanında olmalı.

Biraz da koç Luke Walton’dan bahsedelim. Yardımcı antrenörlük kariyeri biraz da Warriors’un iyi zamanına denk gelmesinin de etkisiyle başarılı geçen Walton için Lakers ilk antrenörlük durağı. Geldiği ilk günden beri taraftarın ve oyuncuların zevk almasını istediğini belirten Walton yapılanma dönemleri için uygun bir koç. Ne kadar Lakers’a yakışır bir winner olduğu henüz meçhul ama her şeyin gençleştiği bu dönemde koçun da genç olması ve başından itibaren onlarla beraber gelişmesi;  bir aile, bir ruh yaratmak için çok önemli. Sezonun başında etkileyici galibiyetler alarak aslında biraz da yapabileceklerini gösteren Walton’a taraftarlar güveniyor. Herkes de aslında şuan takımın drafta yattığının farkında. Geleceğe umutla bakmak için her şey hazır. Ben kısa zamanda Kobe’nin de en azından yardımcı antrenör olarak takıma katılmasını bekliyorum, umuyorum diyelim. Takımın abisi olarak artık kötü gidişe el koymalı ve tekrar bir bütünlük sağlamalı; takım, koç ve taraftarlar arasında. Kariyerindeki tek kötü tanım olan ‘bencil’i de bu sayede silebilir Kobe.

 

 

Takımın oyun planı hakkında ise kimsenin fikir sahibi olduğunu söyleyemeyiz. Öncelikle Russell, Clarkson, Ingram ve Randle çok iyi parçalar. Bu isimlerin benzer yaşlarda ve 25 yaş altı isimler olduğu unutulmamalı. Günümüzde yaklaşık 6-7 iyi oyuncunun şampiyonluk yarışı için yettiği düşünülürse en fazla 3 sene içinde tekrar batıda playoff sıralarında olan bir takım göreceğiz diye düşünüyorum. Aslında şuan bu kadroyla bile takım playoff yapabilir kötü bir kadro değil, ama planlama çerçevesinde takımın son sıralara yakın olması gerektiği için artık maçları çok takmadıklarını görüyoruz. Birkaç isim geldikten ve takım iskeleti daha net oturduktan sonra oyun hakkında da iyi değerlendirmeler yapabiliriz. Yakın zamanda, Lakers ve Celtics böyle gelişmeye devam ederse tekrar aralarında bir NBA final serisi geçebilir. 2008 – 2010 yılları arasındaki rekabeti herhalde özlemeyen yoktur. Yakın zamanda teniste, Avustralya Açık finalinde Federer ve Nadal’ın yıllar sonra final oynaması çok büyük etki yaratmıştı, biz spor romantikleri için. Benzer bir ‘retro’ finali birkaç yıl sonra NBA’de Lakers – Celtics arasında görebiliriz belki de, neden olmasın? Bugünlerde sokağa bile çıkamayan Lakers taraftarına seslenmek istiyorum ne demiş şair; en güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız.. Kralın dönüşü muhteşem olacak, sadece bekleyin.

 

Yazar: Mert Işık