1

 

Günümüz dünyasında matematiğin önemi her geçen gün farklı bir anlam kazanmakta. Seçimler olur anketlerle öngörülerde bulunulur, dünya piyasasına yön veren büyük şirketler matematik biliminin en temel inceliklerini kullanır ve en basitinden bir bakkal bile kar zarar durumunu hesaplarken bu bilgilerden faydalanır. Basketbolun gelişen dünyasında ise istatistik farklı bir hal almaya başladı.

Bundan yaklaşık on sene öncesine kadar sabah uyandığımızda NBA’de acaba Kobe kaç sayı atmış ve ya LeBron 27-7-7 yapmış mıdır diye hemen internette ve ya televizyonda haberini okurduk ve geçerdik. Şimdi ise olay bambaşka bir hal almaya başladı. Gittikçe daha absürt fakat bir o kadar değerli istatistiksel veriler kullanılmaya başlandı. Sözüm ona Basketball Reference tarzı siteler artık oyuncunun 36 dakika başına istatistiklerinden tutun da takımların 100 pozisyon başına yedikleri sayı miktarı ve ya 100 pozisyon başına attıkları sayı miktarı, defansif verimlilikler, ofansif verimlilikler, oyuncunun sahada bulunurken  takıma katkıda bulunduğu ribaunt sayısı,  asist sayısı gibi verilerin yüzlercesini kullanmaya başladı. İlk başlarda bizde ne gerek var tarzında konuşsak da 10 sene öncesine göre inanılmaz bir boyut kazanan basketbol izlediğimizi yeni yeni fark ediyoruz.

 

3

 

Bahsettiğimiz boyutu anlayabilmek için Stephen Curry’e bir bakmanızı tavsiye ederim. Bu örneği verirken aslında biraz konudan da uzaklaşmış oluyorum. Bir oyuncunun yükselişini anlatıyorum fakat biraz derin incelendiğinde Curry’nin istatistiklerinin nasıl ön plana çıkarıldığını anlatmak amacım. Ve Kerr’ün istatistik verimini ne şekilde kullandığını anlamak biraz. 2009 yılında Draft edilen oyuncu kariyerinin ilk başlarında bildiğiniz göz ardı edilen bir oyuncuydu. Kolejdeki koçu bile kendisine o dönemde kendisinin ancak Türkiye gibi bir ligde oynayabilecek kapasitesi olduğunu söylemiştir. Onun için her şey olumsuz bir şekilde böyle başlamışken önce Mark Jackson ile beraber kendini bulmuş ve oyunun hangi anında ne kadar verim verebildiği iyice ortaya döküldükten sonra Steve Kerr’ün elinde ligin en iyi oyuncusu konumuna kadar yükseldi. Kerr’ün Curry’i kullanma şekline baktığımızda rotasyonu aslında ne kadar hassas kullandığını fark ediyoruz. Fiziksel eksikliklerini bildiği için ilk 8 dakika maçta ciddi verim aldıktan sonra kenara alıp takımın kontrolünü fiziksel olarak ligin kendi pozisyonlarında en iyi savunmacıları olarak gösterilen Klay ve Draymond’a bırakıyor. Curry kenarda yaklaşık 8 dakika dinlenme fırsatı buluyor. Bu da bir sonraki periyodun son 6 dakikasında daha diri olmasını sağlıyor. İşin insan üstü attığı üçlüklerini bir kenara bırakırsak düzen içinde verimin dakikada en fazla olduğu anları bir elbise gibi dikmiş durumdalar. Aynı sistemi maçların ikinci yarısında da uygulayan iki yılda Kerr, oyuncusuna iki MVP ödülü, kendisine bir yılın koçu ve takıma da bir yüzük kazandırdı.

 

2

Curry özelinde birçok oyuncu bu şekilde değerlendirilebilir. Kusursuzluğa gitmeye çalışan bu ligde istatistiğin önemi her geçen gün artıyor. Aşağıdaki görseli incelemenizi isterim. Kariyerinde +10 Ribaunt alan ve üçlük atan oyuncuları sıralamakta. Öyle bir hal ki bu, kimden ne verim alabilirsin her şeyden önemli hale geliyor.

14249226_10210496605953265_1720679947_n

Ya da şöyle bir Kawhi Leonard’ın Play-by-Play istatistiğine baktığımızda yıllara göre yaptığı top kayıplarının kaçının kötü pas, kaçının direkt top kaybı olduğunu kırmızı kutucuktan ve ya yaptığı faullerin kaçının şut anında,blok anında ve ya hücum faul olduğunu görebiliyoruz. Ve ona göre verimliliğini neyin düşürdüğünü anlayabiliyoruz.adsiz

Bu da basketbolun gelişmesinde ve basketbol gelişiminin maksimum sınırlarını zorlamasına neden oluyor. Peki bizden götürdükleri yok mu? Kendi şahsi fikrim bu kadar istatistiğin içinde olmak şöyle bir dezavantaj yaratmakta. Saf yetenekli ama oyuna adapte olamayan oyuncuları hemen harcama ihtimalini arttırıyor. Kayıp giden yıldızlar olabiliyor. Yada kariyerlerinin genç döneminde olumsuz düşünülüp sonradan yükselişe geçiyor Hassan Whiteside gibi. Yani demek istediğim sayılar gerçekten tüm gerçeği anlatıyor mu bize? Manchester United efsanesi Sir Alex Ferguson’un dediği ‘’İstatistikler mini etek gibidir çoğu şeyi gösterir ama asıl önemli şeyi göstermez’’ lafı doğru mu? Maç bitince istatistik kağıdına bakıp maç hakkında bir – iki analiz yapmak çok zor değil. Misal takım potasından seken 35 şuttan 16 tane hücum Ribaund’u vermişse ve siz maçı kaybetmişseniz bunu maçı izlemeden de maçın kaybedilişini buna bağlayabilirsiniz. Ya da 14 tane top kaybı yapılmışsa aynı şeyleri düşünebilirsiniz. Çünkü sporun doğası kıyas ve rekabet ve bunu çözmek için illaki bir derecelendirme yapılmalı. O yüzden istatistiğin değeri gözümüzün önüne geliyor. ABD’nin dünya pazarına açtığı sporu NBA’de bunları görmek ise artık şaşırtıcı gelmiyor. Gittikçe mükemmelleştirme adı altında her oyuncudan o verimi almaya çalışma gibi bir amaç edinmiş bir veri analizcisi ordusu kurulmuş durumda. Yayın gelirleri ve pazar oluşturma çabası ile oyuncunun sahaya gelişinden giyiminden kuşamından davranışlarına kadar her şey kontrol altında tutulmaya çalışılıyor. Böylece marka değerine zarar gelinmesinin önüne geçilmek isteniyor.

İstatistik verilerinin kullanılması ile takımların kıyaslanması biraz daha kolay olsa da oyuncu seviyesinde bu kıyaslama çok zor bir durum. Şöyle ki DeAndre Jordan pota çevresinin 1 metre içinde tüm atışlarını kullanırken Stephen Curry neredeyse üçlük çizgisinin dışında nefes alabiliyor sadece. Bu da akıllara şu soruyu getiriyor. Atış yüzdeleri gerçeği anlatıyor mu? Kim daha iyi oyuncu ya da kim daha verimli bir oyuncu? Bu da istatistiğin bize açıklayamadığı durumlar olarak göze çarpıyor. Kullanılan PER istatistiği bize bazı şeyler anlatmaya çalışsa da hala net olarak ‘’Kim en iyi?’’ sorusuna cevap bulamıyoruz. PER’de ne kadar yüksek yüzdeye sahip olursanız olun son topu kaçırdıysanız en iyi olamıyorsunuz. Ya da takımınızı Playoff’a taşıyamadıysanız isterseniz sezonu Triple Double istatistikleri ile bitirin, bu sizi en iyisi yapamıyor.

ABD’de matematiksel veri kullanımı ciddi şekilde önem kazanıyor her gün. Farklı farklı şekillerde oyuncu ve takım değerleri ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Saniye hesabı ile verimlilikler değerlendiriliyor. Bu da karşımıza Curry, LeBron, Durant gibi makinalar ortaya çıkarıyor. Ruhunda saygı, hoşgörü ve barışı barındıran sporu salt kazanma amacına dönüştürmedikleri sürece biz izleyiciler için sorun yok. Sitemizin mottosu olan basketbolu istatistiklerin ötesinde gören grup olarak keyif aldığımız bu sporun doğasına zarar gelsin istemiyoruz. Bu işin keyfini çıkarmaya bakalım. Rakamlar bize düşünmemiz için güzel sonuçlar verebilir ve gittikçe sağlıklı verilere ulaştığımız için olumlu olarak bakılabilir bu duruma.

 

 

Yazar: Ömer Akın