Herkes Bir Şeyler Yaşayabilir | Kevin Love

Cem Melek

Kevin Love, Forward / Cleveland Cavaliers - The Players' Tribune   Kevin Love | The Players’ Tribune


 

Hawks maçının devre arasında, günler Kasım’ın 5’iyken panik atak geçirdim.

 

Bir anda ortaya çıktı, daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Panik atak diye bir şeyin gerçek olduğunu bile bilmiyordum. Ama gerçekti — kırık el veya burkulan bilek kadar. O günden bu yana, neredeyse akıl sağlığım hakkında düşündüğüm her şey değişti.

 

Kendimle ilgili bir şeyleri paylaşırken daha önce hiç bu kadar rahat olmamıştım. Geçtiğimiz Eylül ayında 29 yaşına girdim ve bu 29 yıllık yaşamım boyunca kendi özel hayatımla ilgili hep koruyucu bir tavır takındım. Basketbol hakkında konuşurken rahattım ve bu çok normal geliyordu. Kişisel şeyleri paylaşmak gerçekten çok zor geliyordu ve şimdi geriye dönüp baktığımda bunu konuşmak gerçekten işime yarayabilirmiş bunu görüyorum. Fakat hiç paylaşmadım — ne ailemle, ne toplumla ne de en yakın arkadaşlarımla. Bugün, bunu değiştirmem gerektiğini farkettim. Panik atağımla ilgili bazı düşüncelerimi ve o andan itibaren neler yaşadığımı paylaşmak istiyorum. Eğer benim gibi gizlice acı çekiyorsanız, kimsenin anlamadığını düşünüyorsunuz. Bunu bir parça kendim için ama asıl olarak akıl sağlığıyla ilgili hiç konuşmayan insanlar için yapıyorum. Genelde yetişkin ve genç erkekler bunu yapıyor.

 

kevın love players tribune ile ilgili görsel sonucu

 

Kendi deneyimlerimden biliyorum. Yetişirken, çok hızlı bir şekilde bir erkeğin nasıl davranması gerektiğini düşünürsünüz. Gerçek bir erkek olmanın nasıl olduğunu öğrenirsiniz. Bu tıpkı playbook gibi: Güçlü ol. Hislerinden bahsetme. Kendi kendine atlat. Hayatımın 29 yılı boyunca, bu kuralları uyguladım. Ve bakın, muhtemelen size şu an yeni bir şey söyleyemeyeceğim.Erkekler hakkındaki bu değerlerve zorluklar çok yaygın ve her yerdelerve aynı zamanda görünmezler de bizi suve hava gibi sarıyorlar. Depresyon ve strese yol açıyorlar.

 

29 yıl boyunca, akıl sağlığı ile ilgili problemleri hep başkalarının problemi sanardım. Tabi bazı insanlar da benimle konuştuklarından da böyle düşünmüş olabilirim. Benim böyle bir problemim olacağını hiç düşünmezdim. Benim için bu zayıflığın bir göstergesiydi ve spordaki başarımı gölgeleyecek  brni garip veya farklı gösterecek bir etmendi.

 

Daha sonra panik atak geçirdim.

 

Maç sırasında oldu.

 

Kasım’ın beşiydi, 29 yaşıma bastıktan hemen 2-3 gün sonrası. İç sahada Hawks karşısındaydık ve sezonun 10. maçıydı. Korkunç şekilde üst üste gelen şeyler beni parçalamak üzereydi. Ailemle ilgili yaşadığım problemler iyi uyku almamı engelliyordu. Parkedeyse insanların bizden beklediklerini düşünüyordum sezon için, 4-5 ile başladığımızı düşünürsek bunlar üzerimde hep ağırlık yapıyordu.

 

Hava atışından o yana hep bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyordum.

 

Maçın ilk pozisyonlarından itibaren farklıydım ve bu çok garipti. Çok kötü oynuyordum ve ilk devre 15 dakika oynayıp 1 basket ve 2 serbest atış attım.

 

Devre arasından sonra, her şey taraftarları üzdü. Koç Lue, mola aldı. Benche geldiğimde, kalbimin olması gerekenden daha hızlı attığını farkettim. Daha sonra nefesimin düzensizleştiğini hissettim. Tarif etmesi çok zor ama her şey dönüyordu, sanki beynim kafamdan çıkmaya çalışıyormuş. Hava ağırlaştı. Ağzım tebeşir gibiydi. Yardımcı koçumuz defansif setle ilgili bir şey söylüyordu. Kafamı salladım ama aslında ne söylediğini duymuyordum. O noktada artık çıldırıyordum. Huddle’dan çıkarken, oyuna tekrar giremeyeceğimi farkettim — fiziksel hiçbir şey yapamazdım.

 

Koç Lue bana baktı. O da bir şeylerin kötü gittiğini sezmiş olmalı. Ben de ona hemen geri döneceğim diyip soyunma odasına gittim. Odadan odaya koşuyordum, sanki aradığım bir şeyi bulamıyormuşum gibi. Gerçekten kalbimin bu işe son vermesini istiyordum. Vücudum sanki bana ölmek üzeresin diyordu. Antrenman odasında yere düştüm öylece sırtım yerde, nefes almak için hava arıyordum.

 

kevın love panic attack hawks ile ilgili görsel sonucu

 

Bir sonraki kısım tamamen bulanık. Cavs’tan birileri beni hastaneye götürdü. Bir sürü test yaptılar. Her şey iyi çıktı fakat hastaneden çıkarken bir saniye .. Lanet olsun ne oldu?

 

2 gün sonra Bucks ile iç sahada oynadığımız maçta takıma geri döndüm. Kazandık, 32 sayı attım. Sahada olmanın ve kendim gibi hissetmenin ne kadar rahat hissettirdiğini hatırlıyordum. Ama kimsenin bu konu hakkında bir şey bildiğini yani neden maçtan çıktığımı bildiğini hatırlamıyorum. Organizasyondan bir kaç kişi sadece, kimse bunun hakkında bir şey yazmıyordu bile.

 

Bir kaç gün daha geçti. Sahada işler düzelmeye başladı, ama hala bir şeyler üzerimde ağırlık yapıyordu.

 

İnsanların bunu öğrenmesi bende neden endişe yaratıyordu?

 

Uyanış çağırısı gibiydi o an benim için. Yaşadığım panik ataktan sonraki en zor kısımdı.Şimdi bunun niye yaşandığını ve neden bununla ilgili konuşmadığımı merak ediyordum.

 

Bunu bir kusur olarak görün veya korku olarak — bir sürü şey olarak adlandırabilirsiniz — fakat benim endişem sadece içsel problemlerim değil aynı zamanda onları nasıl anlatabileceğimdi. Takım arkadaşlarımın beni daha az güvenilir görmesini istemiyordum. Bu da hep yetişirken öğrendiğim değerler yüzünden.

 

Bu benim için yeniydi ve oldukça kafa karıştırıcıydı. Fakat bir şey hakkına emindim. Bu yaşanan şeyi siniremez ve böyle devam edemezdim. Benden bir parça böyle olmasını istiyordu, panik atağı görmezden gelip bu derdi halının altına süpüremezdim. Bununla gelecekte yine karşılaşmak istemiyordum, belki bu sefer daha kötü sonuçları bile olabilirdi.

 

Ve daha sonra yaptığım küçük bir şey oldukça büyük bir şeye dönüştü. Cavs bir terapist bulmama yardımcı oldu ve bir randevu aldım. Burada ara verip söylemeliyim ki: Bu hayatta terapiste gideceğimi düşünen son insan olabilirdim. Lige ilk girdiğimde arkadaşım bana neden NBA oyuncuları terapistlere gitmiyor diye sorduğunda bununla dalga geçmiştim. Hiçbirimiz gerçekten biriyle konuşmayı istemiyor. 20 ya da 21 yaşındaydım, basketbolla büyüdüm. Kimse içlerinde neyle baş ettiğini söylemiyor. Problemlerim neler? Ben sağlıklıyım ve yaşamak için basketbol oynuyorum. Neyden endişe etmeliyim? Herhangi bir profesyonel atletin mental problemleri hakkında konuştuğunu hatırlamıyorum, ve bunu yapan tek kişi olmak istemiyordum.  Zayıf gözükmeme sebep olacağını düşünüyordum. Buna ihtiyacım yok gibiydi. Playbook’un söylediği gibi bununla kendin başa çık herkesin yaptığı gibi.

 

 

Düşündüğünüzde gerçekten çok garip. NBA’de profesyonellerle çalışıyorsunuz bir çok alanda. Koçlar, antrenörler, diyetisyenler yıllardır hayatımda önemli bir yer tutuyorlar. Ama bu insanların hiçbiri ihtiyacım olduğu anda ihtiyacım olduğu şekilde bana yardım edemezler yerde nefes almaya çalışırken.

 

İlk randevuma büyük endişeler ile gitmiştim. Bir ayağım kapının dışında gibiydi. Ama o beni çok şaşırttı. Konuşmamızın odak noktası basketbol değildi. Orada olmamın sebebinin basketbol olmadığını anlamıştı ve bu bana iyi hissettirmişti. Onun yerine basketbolla ilgili olmayan şeyleri konuştuk, ve sorunları irdelemediğinde onların nasıl sorun olarak gözükmediğini öğrendim.

 

O zamandan beri, ne zaman şehre gelirsek görüşüyoruz, ayda birkaç kez işte. Kırılma noktalarından en büyüğü Aralık ayında büyük annem Carol hakkında yaptığımız konuşmada gerçekleşti. O ailemizin mihenktaşı gibi. Yetişirken, o da bizimle yaşıyordu ve bana ebeveynlik yapıyordu. Torunlarına ilham kaynağı olan bir kadındı — odasında fotoğraflar, ödüller vardı. İnsanların hayran olduğu biriydi. Ona bir çift ayakkabı verdiğimde onun mutluluğunu görmek çok eğlenceliydi.

 

NBA arenasına çıktığımda, yaşlanıyordu ve onu eskisi kadar çok göremiyordum. T-Wolves ile 6.yılımda, Carol beni Minnesota’da görmek üzere planlar yapıyordu Şükran günü için. Hava atışından hemen önce atardamar problemlerinden ötürü hastaneye kaldırıldı ve planı iptal edildi, daha sonra durumu kötüleşti ve komaya birdi. Bir kaç gün sonra da vefat etti.

 

Bu beni uzun bir süre çok etkiledi. Ama bununla ilgili asla konuşmadım. Bir yabancıya büyük annemin ölümünü anlatmak ne kadar acı çektiğimin gözükmesine sebep olacaktı. En üzüldüğüm nokta ona veda edememiş olmam. Yas tutacak vaktim bile olmadı, son yıllarında onun yanında daha fazla olamadığım için korkunç hissediyordum. Bu duyguları da onunla gömdüm ve kendi kendime dedim ki basketbola odaklanmalıydım. Bununla bir erkek gibi başa çıkabilirim.

 

kevın love depressıon ile ilgili görsel sonucu

 

Size büyük annemle ilgili olaylardan bahsetmemin onla pek ilgisi yok. Onu hala çok özlüyorum ve acısını içimde yaşıyorum, ama size göstermeye çalıştığım şey bunun hakkında konuşmamın gözlerimi nasıl açtığıydı. Terapistimle geçirdiğim kısa sürede, bu problemleri söylemenin beni ne kadar güçlü kıldığını farkettim. Bu büyüsel bir deneyimdi. Korkunç, garip ve zor olsa da en azından şu ana kadar deneyimlerim böyle. Konuşmak tüm problemleri çözmese de bazen onları anlayıp daha iyi başa çıkabiliyorsunuz. Bakın, herkese terapiste gidin demiyorum. Ama sadece artık bir şeyleri içinizde tutmaktan vazgeçin.

 

Bunu yazmamın sebeplerinden bir diğeriyse DeMar’ın geçen hafta depresyon ile ilgili yaptığı açıklamalardı. DeMar’a karşı yıllarca oynadım, ve hiçbir problemi olacağını tahmin edemezdim. Hepimizin ne kadar bu tarz problemlerle yaşadığını düşündürdü bu bana. Bazen de tam tersi şekilde sadece kendimizin bu tarz problemleri olduğunu düşünüyoruz. Gerçek olan ise çevremizde okuldan, işten tanıdığımız herkesin bu tarz problemler ile karşılaştığı. Herkes kendi en derin sırrını paylaşmalı demiyorum ama akıl sağlığınızı konuşmak için daha iyi bir çevre yaratmak.. önemli olan bunu yakalamak.

 

Çünkü sırf DeMar o işi yaptığı için birçok insana yardımcı oldu — belki de düşündüğümüzden daha fazla insana — kendilerini bu tarz problemler yaşadığı için deli olarak nitelendiren insanlar bunun böyle olmadığını gördü. Yaptığı yorumları bazı insanları yaşadığı karadelikten çıkardı ve bunun çok umut verici olduğunu düşünüyorum.

 

Hala her şeyi tam çözemediğimi belirtmek isterim. Hala kendimi keşfetme sürecini tamamlamaya çalışıyorum. 29 yıldır, bundan kaçındım. Şimdi kendimle dürüst oluyorum. Hayatımdaki insanlara karşı daha iyi oluyorum. Hayatta eğlenirken ve şükrederken beni mutsuz eden şeylerle de yüzleşiyorum. Hepsini kucaklıyorum, iyiyi kötüyü ve çirkini.

 

Yazıyı bugünlerde kendime sıkça hatırlattığım bir söz ile bitirmek istiyorum: Herkes bizim göremediğimiz bir şeyle başa çıkıyor.

 

Tekrar yazmak istiyorum: Herkes bizim göremediğimiz bir şeyle başa çıkıyor.

 

Bu şeyi göremediğimiz için, kimin ne yaşadığını niye yaşadığını ne zaman yaşadığını bilemeyiz. Akıl sağlığı gözükmeyen bir şey, ama hepimize etkisi var. Hayatın bir parçası gibi. DeMar’ın söylediği gibi.” Kişinin ne yaşadığını asla bilemezsiniz.”

 

Mental problemler sadece sporcularla ilgili bir şey değil. Yaşamak için yaptığınız iş sizi tamamen tanımlamaz. Mental problemler herkes içindir. Şartlar ne olursa olsun, hepimiz bize yara veren şeyler taşıyoruz– ve eğer onları içerimizde tutarsak onlar da bizi yaralamaya devam ediyor. İçsel problemlerimiz hakkında konuşmamak, bizi gerçekten birbirimizi tanımaktan ve birbirimizin ihtiyaçlarını önemsemekten alıkoyuyor. Eğer bunu okuyorsanız ve zor zamanlar yaşıyorsanız, ne kadar büyük veya küçük olursa olsun, asla farklı ve garip değilsiniz yaşadıklarınızı paylaştığınız için.

 

Tam tersi. Bu yaptığınız en önemli şey olabilir hayatınızda. Benim için öyleydi.

 

 

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir: