Image result for 2003 lithuania

 

Futbolu unutun. Burada ulusal spor basketbol.

NBA’e 10’dan fazla oyuncu göndermiş, yetişmekte olan gençlerinin şutlarını gol yerine basket hedefiyle gönderdiği bir ülke Litvanya.
Litvanya’da küçük kasabalarda bile basketbol okullarına rastlamak mümkün. Beden eğitimi derslerinin de nihai hedefi basketbol,basketbol ve basketbol…

Emekli süperstar ve ayrıca bir dönem Zalgiris Kaunas’ın da asistan koçluğunu yapmış olan Saulius Stombergas, basketbolun ülkede neden bu kadar popüler olduğunu açıklıyor;

“Bu durum Litvanya’nın tarihsel gelişimi ile ilgili. Biz Arvydas Sabonis, Sarunas Marciulioni gibi isimleri izleyerek büyüdük. Ama tabii ki en büyük sebep SSCB’ydi. Zalgiris ve CSKA arasında harika maçlar oynanıyordu. Ve tabii ki tüm insanlar Zalgiris’i destekliyordu”

O dönemdeki Litvanyalı yıldızlar SSCB forması altında ter döküyordu. Stombergas ise Zalgiris genç takımına girdiğinde 16 yaşındaydı. Ertesi sene de Litvanya SSCB’den ayrılarak bağımsızlığını ilan etti.

“1992 Rio Olimpiyatları ile birlikte bizim için basketbol ile ilgili her şey değişti. İlk defa kendi bağımsız ülkemiz adına oynuyorduk, ben de bir genç oyuncu olarak o takımın bir parçasıydım. İdol olarak gördüğüm oyuncular ile yakın olmak, onlardan bir şeyler öğrenmek paha biçilemez bir duyguydu.”

Stombergas Litvanya milli takımıyla 11 yıl boyunca maçlara çıktı. Eurobasket 2003’te altın, Eurobasket 1995’te gümüş, 1996 ve 2000 Olimpiyatları’nda bronz madalya kazandı.

 

Stombergas,yıllarca yurt dışında oynama deneyiminden sonra ülkesi Litvanya’nın basketbola olan tutku ve bağlılığının benzersiz olduğunu söylüyor.

“Burada herkes basketbolu biliyor. Herhangi biri yanınıza gelip o haftaki maçınızla ilgili size eleştiride bulunabilir. Yüzünüze karşı yanlış yaptığınızı söyleyebilir. Diğer ülkelerde basketbolun popüler bir spor olmadığını hissediyorsunuz. İtalya’da Kinder Bologna forması giydim. Onlar gerçekten basketbola aşıklardı. Ama yine de onların futbola olan tutkusunun basketbola karşı olan tutkudan daha fazla olduğunu hissediyordum. Çünkü gazetelerde,dergilerde yazılan tek şey sadece futbol gibiydi.”

 

 

Öte yandan Stombergas, Çin’de oynanan basketbolun profesyonellik seviyesine karşı şaşkınlığını gizleyemediğini belirtiyor;

“Sokaktayken kendimi Jonathan Swift’in eseri olan Guliver’in Gezileri adlı kitabın kahramanı Guliver gibi hissediyordum. Ama basketbol sahasında ise durum çok farklıydı. Çok kaliteli ve çok uzun oyunculara sahiplerdi.”

Stombergas Shangai’de forma giyerken Yao Ming de takım arkadaşıydı. Bir diğer Litvanya-Çin etkileşimi de Kazlauskas’ın Çin’de antrenörlük yapmasıydı.

Stombergas, her ne kadar siyasi hassasiyetler ve konular içinde kalmış olsa da Unics Kazan’da yaşadığı 4 senelik deneyimin çok olumlu olduğunu söylüyor.

“Unics’e gittim çünkü birçok Rus koç ve oyuncu arkadaşım vardı.”

“Aynı dili konuşuyoruz çünkü biz okullarda Rusça dersi görüyoruz. Bu yüzden Rusya’da oynamak İtalya, İspanya veya Türkiye’de oynamaktan daha rahat. Çünkü bu ülkelerin kültürleri bizden çok farklı.”

“Geleceğe gelince; Litvanya basketbolu iyi sonuçlar aldıkça futbolun Litvanya’da popüler olma ihtimali yok, sıfır.”

 

Yazar: İbrahim Çetinkaya