2017 Şampiyonu | Bir Hanedan Kuruluyor Olabilir mi?

GSW’nin yeni bir şampiyonluğu daha kutlu olsun diyoruz satırlarımıza başlarken. Bir hanedandan bahsedilebilmesine imkan sağlayacak yaşlarıyla ve önlerinde bu hanedanı kurabilecek zamanları olduğunu düşündüğümüz bu grubun, kimini mest, kimini gıcık eden harika performansları bu senenin Play-off’larına damga vurdu. Neredeyse 16-0 olacaktı ama bir nazar boncuğunu araya Cavs sıkıştırmayı başardı. Bu da başarı…

Bob Myers ve Don Nelson’ın Curry’yi getirmesi ve peşinden bu harika takımın yapı taşlarının adım adım bir araya getirilmesi sürecini Bob Myers-Arn Tellem yazımızda anlatmıştık. Dolayısıyla bu sürece tekrar dönmeye gerek yok. Ancak bu muhteşem takımın üzerine bu sene itibarıyla yapılan devasa eklemenin hala eleştirilmekte olduğunu görmenin şaşkınlığını yaşıyor olduğumuzu da belirtmeden geçemeyeceğim. KD’nin transferinin seneyi devriyesi oldu hala “yok takıma uydu uymadı” tartışmaları gırla gidiyor. Bu seviyede oynanan basketbolun etrafında müthiş bir goy goy ve medya bulutu var orası tamam ama KD’nin hala takıma uyum sağlayamadığını iddia edebilmek için sanıyorum GSW maçlarını izlemeden ezbere yorum yapmak gerekiyor. Aksi takdirde pek mümkün değildir…

“Decision” (KARAR) denildiğinde LeBron’un karar vermesiyle geçen o yazı hatırlıyor basketbolseverler. Geçen sene yaşanan “Yeni Karar” süreci sonunda da Durant GSW’ye gitti ve pek çoğunu düşüncelere boğan bir takım böylece oluşmuş oldu. Çünkü bu takım zaten bir önceki senenin NBA Şampiyonu iken, KD’nin gelmesi ile ABD Milli Takımı’nın ilk 5 oyuncusundan 4ünün aynı takımda oynuyor olması gibi bir tür “fantazi basketbol oyunu” durumu ortaya çıkmıştı. Gerçekten de eğer NBA’in bir arka kapısı varsa bunu GSW Yönetimi bulmuş olmalı. Evinizde NBA oyunu oynuyor olsanız ancak yapabileceğinizi düşünebileceğiniz bu hamlenin GSW bünyesinde gerçekleşmesi ile aslında NBA’de yeni bir devir açılmış oldu. Pachulia’yı takımdan çıkartırsanız, Curry, Green, Thompson, Durant ile ürkütücü bir dörtlü elde edersiniz ki “güçlerin adil dağıtımı ilkesi” ya da “rekabetin sağlanması için adil şartlar” vs diye giden pek çok slogana bu sığmaz. Dolayısıyla yıllarca şampiyon olacak ya da en azından final oynayacak bir takımı garanti etmiş olmuyor musunuz? Neticede bu oldu ve uzun uzadıya yazıp çizmenin anlamı da yok. Sorun bir taneydi kadro kurulurken; “bu takım uyum içinde oynayabilecek, topu layıkıyla paylaşabilecek mi?” Oyuncuların bunu yapabilecek karakterde adamlar olduğunu bildiğimiz için bu konuda çok fazla tereddüdümüz yoktu. Yine de bunun gerçekleştiğini görmek insanın içini ferahlatıyor ki bu senenin Play-off’larını bu bakış açısıyla izledik. Şimdi ne olacak? Doğu’da Cavaliers belki GSW ile başa çıkabilir diyenler bu Play-off’larda şunu gördü ki iki takımın oynadığı basketbol “farklıdır”. LeBron ve Irving’in GSW yıldızlarının iki katı yorulmak pahasına kendilerini bitirircesine fedakarane oyunlarına rağmen Cavs’in gücü ancak buraya kadar yetmiştir. İki büyük oyuncuya rağmen takımın kalanının (Love da hiç hem de hiç fena oynamamışken) azizliğine uğradılar. O halde doğuda GSW’nin karşısına çıkabilecek kim kaldı?

İşin Batı kısmına geçtiğimizde ise San Antonio’nun GSW ile yarı final eşleşmesi aklımıza geliyor. Kawhi’ın sakatlığı sonucunda kısa sürmüş serinin sakatlık olmasaydı nerelere gideceğinin yanıtını bu sene alamadık ama her ne olursa olsun GSW’nin SAS engelini de geçeceğini çoğumuz düşünüyorduk. Yani SAS’ın takviye olmadan GSW’yi geçebileceği konusunda mutabık değiliz (geçebilir ama ihtimali yüzde kaç olur?). Diğer takımlar açısından ise durum çok daha parlak değil. O halde görüntü nedir dersek bir GSW hakimiyet dönemini yaşıyor olabileceğimizi düşünmek için elimizde her şey vardır. Aynı anda birden çok! kritik oyuncu sakatlanmadıkça bu takımın şampiyonluğun en büyük favorisi olduğunu rahatça söyleyebiliyoruz. Bu kadar güç farkını açmış bir takımın varlığı başlı başına düşündürücü / ÜRKÜTÜCÜ.
Salary Cap dahilinde kalarak GSW’yi eleyebilecek bir kadro kurabilmek büyük fedakarlıklar gerektiriyor bugün. Böyle bir kadroyu kuracaksanız da ABD milli takımının kalanlarına bakmak gerekecek sanki. Bu da her biri 25 Milyon Dolar değerindeki adamlar demek. Zaten Salary Cap lafını bu yüzden etmiştik.
Paul George, Chris Paul vb dedikodularıyla kaynayacak bir yaz dönemini bu şekilde geçireceğiz. Bu oyunculardan birisi SAS’ya da Cavs’e gelse bile GSW’yi eleyebilecekler mi sorusunun yanıtı ise hala “evet” değil. Adaptasyon süreci ve öğrenilecek, ezbere oynanacak oyunlar derken bir sene içinde GSW’yi eleyecek düzeye geleceksiniz… Kolay görünmüyor. Kaldı ki bu gerçekleşse dahi ligin kalanı ile aranızdaki uçurum ancak biraz daha büyümüş olacak. Ligin tepesinde çılgınlar gibi güçlü bir kaç takım birbirlerine diş bilerken bir de diğerleri oluşuyor. Askerler generaller muhabbeti yani… Demeyecekler mi Play-off’un ilk 4-5 takımı belli 80 maçı kalan takımlar yapsın da Play-off’un kalan takımları ortaya çıksın. Zira o bir kaç çılgın takım için normal sezon sadece FORMALİTE hükmüne doğru evrilmiştir. Ha bu arada 20 galibiyetle kapatan takımlar mevzuuna girmiyoruz. Orası çok fena bir çukur…
İşin ilginç yanı GSW’yi tarihin en iyi takımı, en muhteşem şusu busu ilan etme yarışı sürüp gitmekte. 70’lerin şu takımı, 80’lerin Lakers’ı, 90’ların Bulls’u bu takımı yenerdi geyikleri gırla gidiyor. GSW’nin karşısına bu takımları çıkartıp da kapışmalarını izlemek imkanımız olmadıkça da bu laflar sürüp gidecek. Şurası yine de rahatça tespit edilebilir ki GSW’nin mevcut istatistikleri ve mevcut oyun kuralları göz önüne alındığında eski efsane kadroların durumunun zor olduğu nettir. Elmayla armutun kıyası yapılamayacağından ve eski oyun kurallarında hüküm sürmüş takımların şu anki kurallar dahilinde oynamadığını düşündüğümüzde kıyasın mantıksızlığı yine de açıkça ortadadır.
İnsanı hayrete düşüren şey ise şimdiki GSW’nin eski şu takımdan “daha büyük” olduğuna dair ifadeler. Büyüklük nedir sorusunu sormalı belki de. Büyüklük bir şampiyonluk almak mıdır, büyük oyunculardan kurulu olan ama şampiyon olamamış bir takım küçük müdür, yoksa büyüklüğü bir dönemi sizin isminizle anmak olarak da inceleyebilir miyiz? Son tanıma ihtiyacımız olacak aklımızın bir köşesinde kalsın!
Şu anki GSW kadrosunun asları şöyledir:

  • Klay Thompson 1990 doğumlu 2011’den bu yana GSW’de
  • Stephen Curry 1988 doğumlu 2009’dan bu yana GSW’de
  • Kevin Durant 1988 doğumlu 2016’dan bu yana GSW’de
  • Draymond Green 1990 doğumlu 2012’den bu yana GSW’de

Bu dört oyuncunun da yarın Hall of Famer olacağını şu anki gidişle rahatça düşünebiliyoruz. Bu arkadaşlar çok sansasyonel ve kariyer imha edici işlere imza atmazlarsa şimdilik görünen bu. Peki bu takımın kimlerle kıyaslandığını yazıyor çiziyorlar?

| Yakın tarih takımları özellikle mercek altına alınacaktır daha hatırlanır olduklarından | Hadi bir bakalım:
2013-14 Spurs

Takım şüphesiz çok iyiydi ama Duncan’ın emeklilik düşündüğü ve Ginobili ile Parker’ın 30’un üzerinde olduğu bir takımdı Spurs. Yaşlı bir takımdan bahsediyoruz. Ligde uzun yıllar sürecek bir hakimiyet tesis edebilecek ne yaşta ne de sağlık düzeyindeydi bu takım. Ligi çok iyi yerlerde bitirecek ama Play-off’larda yaşlılık alametleriyle bir şekilde virajdan çıkabilecek bir araba görüntüsü çiziyordu. Çok iyiydi, orası ayrı. Daha uzun süreyi bir kenara koyarsak 3-5 yıla hükmedecek durumu yoktu…

2012-13 Miami Heat

Takımdaki yeteneklerin düşünülmesi halinde etkileyici bir takım olduğu şüphesiz. Öte yandan LeBron dışındaki tüm üyelerin sonraki yıllarda sağlık sorunları (Wade, Bosh) ve yaş sorunları olduğu (Ray Allen) düşünülmeli. Three Peat’in kıyısından dönmüşlerdi ve üçüncü şampiyonluk gelseydi sonrasında Spoelstra’nın işi daha kolay olur muydu? Bunu sanıyorum hiç bilemeyeceğiz. | Spoelstra yazımızda bunlardan bahsetmiştik | Harika bir takımdı yine de…

2011-12 Thunder

Ibaka, Durant, Westbrook, Harden’dan oluşan harika bir takımdı. Final oynadılar ama şampiyon olamadılar. Şampiyonluk kazanabilmek için Durant’in ayrılmasından önce, Harden da gemiyi terk etmişti. Bu takım belki de sabredilebilseydi şimdiki GSW’nin en ciddi rakibi olabilirdi. Şampiyonluk kazanamamış olmalarına rağmen bu 4 oyuncunun çok genç ve potansiyelli olması nedeniyle bunu rahatça söyleyebiliyoruz.
2007-2008 Celtics

Muhteşem üç oyuncunun, Pierce, Allen ve Garnett etrafında oluşmuş, yeni  Rajon Rondo’nun harika oyunuyla süslü güzel bir performanstı şampiyonluğun geldiği yılda seyrettiğimiz. Yine de 3 yaşlı oyuncudan bahsettiğimizi unutmayalım. Hanedan lafını edemeyiz bile…

2003-2004 Lakers

99’dan 2004’e kadar ligi domine etmiş bir Lakers gerçekliği var. Takımda Shaq ağır abi iken Kobe’nin süper yıldızlığa çıkması ile başlayan sürtüşme bir türlü engelenememiştir. Kurulabilecek bir hanedan şansı da bu sürtüşmeyle ortadan kalkmıştır. Peşpeşe 3 şampiyonluğun ardından bir sene final görülememiş ve sonrasında da 2003-04 takımı kurulmuştur. Fox, Payton, Kobe, Shaq, Malone gibi yıldızlardan oluşan takım finalde Detroit’e mağlup olduğunda büyük bir şok yaşanmış, ardından da tüm takım dağılmıştır. Kobe’nin etrafında tekrar şekillendirilen Lakers, sonrasında iki şampiyonluk daha görecekse de bu bir döneme hükmetmekten uzak olacaktır.
2000 NBA Şampiyonu Los Angeles Lakers

Shaq ve Kobe’nin Phil Jackson’a rağmen birbirlerini yemeleri neticesinde şampiyon olamamış takım hakkında söylenebilecek şey GSW’yi çok zorlayabilecekleri, belki de yenebilecekleridir. İçeride GSW’ye çok sorun çıkartacak bir yapısı olan bu takımın neden şampiyon olamadığını bizim nesil gayet iyi bilir. Sansasyonlardan beslenen Lakers’ın kaçırdığı en büyük voli belki de bu 2000’li yılları bu anlaşmazlıklar yüzünden gereğince değerlendirememiş ve hanedan fırsatını kaçırmış olmasıdır.

2002-2003 Spurs

Duncan’ın zirve gördüğü, Ginobili ve Parker’ın iyi olduğu bir yıl. Robinson’ın ihtiyarlığına gelmiş olması belki de tek sorun. Yine de bu takımın dönemi itibarıyla çok sert rakiplerinin varlığı karşısında bir hanedan kuramadığını ifade etmek gerekir. GSW’nin şu an sahip olduğu baskınlığına sahip olmadıkları rahatça söylenebilir.

Jordan Dönemi

Jordan dönemini ikiye ayırmak şüphesiz faydalı olacaktır.

1-) 95-98 Bulls

Jordan, Pippen, Kukoc, Longley, Rodman gibi isimlerden kurulmuştu. Takımda Jordan ve Pippen hücum gücünü oluştururken Rodman ribaundları topluyordu. Takım “komple bir takım” olarak tüm basketbol tarihinin en özel ekiplerinden biridir. Phil Jackson farkını da ayrıca belirtmeli.

2-) 90-93 Bulls

Jordan ve Pippen’ın genç zamanları. Horace Grant gibi bir kurt ile Cartwright ,Armstrong, Paxon gibi isimler var kadroda. Jordan’ın kendini ispatlama dönemidir. Phil Jackson’ı parlatan ve 90’lara imza atması sürecini başlatan şampiyonluklar bu üç seneye denk gelir.

1993-95 Rockets
Olajuwan, Thorpe ve Horry’ye 94-95 sezonunda Drexler’ın da katılımıyla harika bir kadro kurulmuştu. Kadro Jordan’ın basketbola ara verdiği birinci dönemi iyi değerlendirmiş ve şampiyonlukları toplamıştır. Zaafları olan bir kadroydu ama Olajuwan ve Drexler hep kalbimizde. Hanedan olacak kadar güçlü değillerdi. Ezici bir üstünlüklerinden bahsedilemez.

1985-1986 Celtics

McHale ve Larry Bird dışındaki ağır topların 30 üstü olması bu takımın belki en önemli zayıflığıydı. Bir hanedan kurmalarının önüne geçen bu olguyu destekleyecek şekilde, çok ümitli oldukları bazı draftların talihsiz şekilde sonuçlanması (Len Bias ile ilgili yazımız ve talihsiz draft yazımız) da Celtics’in kaderinde bir kırılma yaşatmıştır.

84-85 Lakers

Magic Johnson’a diyecek sözümüz yok ama çoktan iyi zamanlarını geride bırakmış bir Jabbar ve çok dişli rakipleri var. Bu nedenle bir hanedan oluşturamadılar. Çok iyi bir takım olduklarını gerçeğini değiştirmiyor bu şüphesiz.

1988-90 Pistons

Isiah Thomas’ın önderliğindeki kötü çocuklar… Rodman, Laimbeer, Salley, Dumars derken dikkatimizi çeken şey sertlik. Taş değil kaya demek lazım belki de bu düzeye. Takım sertliğiyle karşıdakini yıldıran bir takımdı (70’lerdeki sertliği anımsatır şekilde) ve bir döneme imzalarını attılar. Şimdiki basketbolun hızı düşünüldüğünde tabi durumlar çok değişecek…
……..
……..
1956-1969 Celtics

Hanedan nedir sorusunun cevabıdır bu dönem. 13 yıla 11 şampiyonluk sığdıran Celtics 1958’den 1966’ya kadar dükkanı tüm diğer takımlara kapatarak ve 8 şampiyonluğu art arda alarak kırılması zor bir rekora imza attı. Söz bitiyor. Üçlemeyi bile yapabilmek o kadar zor ki… 8 şampiyonluk! Red Auerbach’ın efsaneler efsanesi kadrosuyla kaldırdığı bu kupaları mı yoksa Hall Of Famerlarını mı saymalı… Bill Russell, Bob Cousy, Heinsohn, Sam Jones, Sharman, Havlicek derken çok sayıda oyuncu almak gerekiyor listeye. Bu kadrolardan birisi ise çok çok özel:

1962-63 Kadrosu

No Player Pos Ht Wt
14 Bob Cousy PG 6-1 175
21 Jack Foley F 6-3 170
20 Gene Guarilia SF 6-5 220
17 John Havlicek SF 6-5 203
15 Tom Heinsohn PF 6-7 218
25 K.C. Jones PG 6-1 200
24 Sam Jones SG 6-4 198
18 Jim Loscutoff SF 6-5 220
4 Clyde Lovellette C 6-9 234
23 Frank Ramsey SG 6-3 190
6 Bill Russell C 6-10 215
16 Tom Sanders SF 6-6 210
12 Dan Swartz SF 6-4 215

Bu okuduğunuz kadroda Bob Cousy, Havlicek, Ramsey, Bill Russell, Heinsohn, Sanders, Lovellette, K.C. Jones, Sam Jones var ki bunların hepsi HOF üyesi şu an. Hocayı da katarsanız ki Auerbach da Hall of Fame üyesidir. 10 eder bu rakam. Şu ana dek herhangi bir başka takımın 9 HOF üyesi oyuncuyu kadrosunda bulundurduğunu NBA Tarihi yazmadı !!! (Bir sonraki yılda da kadroda 8 var ***Cousy dışındaki 8***) Bu Celtics takımı Lakers ile NBA Finali oynarken parkede 11 HOF oyuncusu vardı! Takımın 58-66 arasında NBA’ye çektirdikleri ayrı yazıların konusu olmaya adaydır ama açıkçası rakamları okumak bile ürkütücü. Hanedan nedir? İŞTE BUDUR!


Efsane Koç Red Auerbach

Son Söz:

GSW muhteşem bir takım. 27-29 arasında kariyerinin zirvesindeki bir grup gencin NBA’in 3 senede ikinci şampiyonluğunu almalarını izliyoruz. Herhangi bir kötü durum yaşamazlarsa art arda 3 şampiyonluk almalarının önünde bir engel yok. Geriye dönüp baktıklarında bir döneme imza attıklarını görmek istiyorlarsa bunu yapmalılar. Shaq ile Kobe’nin de ziyadesiyle yüzüğü var ama eminim daha uyumlu olabilmeleri ihtimalini geriye baktıkça düşünüyorlardır. Boston’un yaptığını 2000’lerde yapma imkanını bu anlaşmazlıklarla harcadılar. Şimdi benzer bir imkan GSW’nin ellerinde. Çocukların yaşları hala 28-30 arası. Bu harika bir şans. OKC ile 20’lerin başlarında kullanamadığıı bu şansı KD’nin kariyerinin bu döneminde es geçmek istemeyeceğine eminim.
Buna dur diyebilecek figürler NBA’de hala var. LeBron’un “buraya tekrar geleceğiz” diyerek Finali kastettiğini biliyoruz ve böyle adamları ayakta duran şeyin de tam olarak bu “hırs” olduğunu hep söylüyoruz. Bu adam tüm tatili GSW’yi nasıl yeneceğini düşünerek geçirecek… İşte bu yüzden LeBron olmak zor ve etkileyici. Dallas’ın serbest düşüşe karşı neler yapacağını, Atlanta’nın ve Toronto’nun LeBron’u alt etmek için ne tür şeyler deneyeceğini… Bunların hepsini göreceğiz…
GSW’nin en büyük şansı kariyerinin zirvesini aynı zamanlarda bulmuş adamlardan oluşması. Bu çok net. Bu kadar yüksek seviyede basketbol oynayacakları uzun yıllar olmayacak ve bu muhteşem dönemi hep birlikte GSW’de geçiriyor bu 4 adam. Buna büyük ikramiye demek lazım… Bu kadronun yan parçalarla takviyesi ise her sene göreceğimiz şey olacak. Bu sene 5 numara pozisyonuna bir parça bulabilirlerse bu işlerine yarayacaktır. Green’in oyunu dışındaki çok şeyle (fazla konuşmak Trash Talk ve atılmaya müsait yapı) ilgilenmemesi gerektiği de önemli bir ayrıntı tabi. Mevzu sadece Trash Talk değildir. Trash Talk dendiğinde aklımıza gelen en baba isimlerden Reggie Miller’ın elinde bu bir silahken Green’in bunu acemice kullandığı açıktır. Bu takımın sadece basketbol oynamaya odaklanması ve sağlıklı kalması halinde neler yapabileceğini bu sene gördük. Zaza gibi atılmaya müsait oyuncuların da fırsat olur olmaz değiştirilmesi GSW’de görmek istediğimiz şeyler.

Hanedan bahsinde Boston dışında hanedan vardır yoktur tartışmasına bu yazıda girmedim ve bu haksızlığı yapmak niyetinde de değilim. Sadece istisnai bir Boston örneğini en yukarıya astım ve onun üzerinden bir GSW olabilirliğini düşündürmekti gayem. Büyük oyuncular dönemlere damgalarını geçmişte de vurdu hala da bu gerçeklik sürmekte. Önemli olan şey bu büyük oyuncuların olağanüstü yeteneklerini yüzükle taçlandıracak kuvvete takımlarını taşıyıp taşıyamadığı oldu hep. Yüzük niyeti olmayan ve Max kontrat ile ömür geçiren süper yetenekli adamlar zaten gözlerinizin önündedir…

Hanedan dediğimiz şey bu yüzden olağanüstü adamlar değil TAKIM işi. Böyle bir ekip yakaladığınızda o ekibi dağıtmadan, onları mutlu ederek lige yıllarca hükmedebiliyorsanız olay budur. Bunun en güzel örneğine yukarıda yer verdik. Benzeri şeyi daha küçük ölçüde Jordan ve ekibi de yaptı başkaları da ama bir Boston başarısı belki de hiç yakalanamayacak kadar yüksekte duruyor.

GSW’nin önünde örnek alacağı harika bir Boston örneği var. Bu örnek uyarınca disiplinli şekilde NBA’yi sonuna kadar domine etmeliler. Yeni uçan kaçan gençler çıkana ve ligi değiştirecek hale gelinceye kadar vakitleri var. Tabi bir de LeBron’un her ne pahasına olursa olsun dönmek istemesiyle baş etmek zorundalar. 8 kez final oynamış bir adam bunu diyorsa ciddiye almalısınız… Bir şampiyonun yüreğini hafife almamalı GSW…

İyi tatiller, basketbol dolu günler.

Yazar: Utku Köker