david robinson ile ilgili görsel sonucu

 

Sevgili 18 yaşındaki David,
 
Sana gelecekteki hayatın hakkında bir kaç şey söylemek istiyorum.
 
Yarın sabah, U.S Naval Akademisi’nin ilk yüzme testine gireceksin. İnan ya da inanma, donanmada plebe olmak istiyorsan yüzme konusunda iyi olman gerekiyor.
 
Tabi ki , bu kısmı zaten biliyorsun. Vücudun iyi durumda değil mi? Ufacık bir sabah yüzmesi
nedir ki?
 
Ama fark edemeyeceğin şey 20 dakika boyunca suda olmanın nasıl hissettirdiği olabilir.
 
Evet doğru, 20 dakika.
 
Havuza ilk girdiğinde, iyi hissediyor olacaksın. Ama 10 dakika sonra, kolların ve ayakların yanıyor olacak ve sen de oradan çıkmak isteyeceksin. 15. Dakika? Sana bunun hakkında bile bir şey söylemek istemiyorum.
Ama baban hakkında düşüneceksin, başaramadığını görürse ne diyeceğini düşüneceksin, ve sonra 20 dakika boyunca kafanı suyun üstünde tutmak için bir yol bulacaksın.
 
Asıl problem ise işinin daha bitmemiş olması. Taşa dönmüş suratın şimdi iyice kötüleşecek.
 
“Pekala, sıradaki: 100 metre sürünme.”
 
Ara vermek yok. “Efendim, biraz hava alabilir miyim?” demek yok.

 


Batan bir gemiden, herhangi bir yüzme aleti olmadan suya düşen birisin veya sana emir veren kişi sana böyle söylüyor. yüz ya da bat, asker.
 
Yüzmeyi seçiyorsun.
 
Kendini duvardan ittirirken ve ilk darbeyi yapabilmek için 6’8 vücudunda kalan tüm gücü kullanırken aklına bir düşünce gelecek.
 
Aman tanrım. Ben ne yaptım ?
 
Duvara dokunduğunda ve ikinci turu başlattığında, bir başka düşünce aklına gelecek.
 
Uh-oh. Batıyorum.
 
Daha devam edemeyeceğini düşünüp gözetmene bunu yapamayacağını söylüyorsun.
 
Sen, David Robinson, ilk yüzme testinde başarısız oldun.
 
Donanmadaki ilk yüzme testi.

 

Yarın akşam, yaşadığın bu utançtan sonra yatağına uzandığında, tavana saatlerce bakarken, aklına başka bir düşünce gelecek. Bu düşünce çok önemli.
 
Kendimi neyin içine attım ? Bunu neden yapıyorum ?
 
Bu sorular hakkında uzunca ve dikkatlice düşünmeni istiyorum.
İkimizde bu sorunun asıl cevabını biliyoruz: Naval Akademisini seçtin çünkü baban ve deden de donanmaya hizmet etmişti.
 

IMG_0764-(1)

 

Deden her zaman senin ilham kaynağın ve kahramanındı. İkinci dünya savaşında savaştıktan sonra, Little Rock/Arkansas’a gelerek 50 yıl boyunca postacı olarak çalıştı. 50 yılda tek bir terfi bile alamadı fakat her zaman aynı şekilde çalıştı. Evine piyano alabilmek için para biriktirdi, ve 4 çocuğuna onlara piyanoyu nasıl çalacağını öğretti.
 
O piyanoyu düşündüğünde, müzik hakkında düşünmezsin. Tüm aileyi düşünüp, o piyanonun tüm aileyi ne kadar mutlu ettiğini düşünürsün. O bir piyanodan daha fazlasıydı, önemli bir şeyin simgesi gibiydi.
 
Daima çalış.
 
Aileni daha iyi yaşatabilmek için çalış.
 
Belki göremeyecek olsan bile çocuklarına ve onların da çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabilmek için çalışmaya devam et.
 
İşte senin büyükbabanın yaptığı şey buydu.
 
Odandaki duvara bakarken, büyükbabanın çalışkanlığı ve dürüstlüğünü düşünmeni istiyorum, düşün, biraz daha derin düşün. Basit bir ders alman lazım.
 
Babanın her gece okuldan sonra seni sözlüğün ayrı bir sayfasına çalıştırdığını hatırlıyor musun? Bir sonraki gün de sana sorular soruyordu anlamları hakkında.
 
“Evet, David, sıradaki kelime “ambidextrous.” (İki elini eşit beceriyle kullanabilen)
 
“Baba, bu çılgınca.Okuldaki hiçbir çocuk bunu yapmıyor!”
 
“Ambidextrous….”
 

Babanın senden beklediği çok şey vardı (aslında, tıpkı ileride senin koçluğunu yapacak Larry Brown gibi ama bu başka bir zamanın hikayesi.) Senden bu kadar çok şey beklemesinin sebebi, seni gerçek dünyaya hazırlamak istemesiydi. Amacı sana sadece malzemelerini verip, hangi okulu seçeceğini söylemek değil, seni basketboldan sonraki hayatına da hazırlamak niyetindeydi.
 
Büyükbaban onun için ne yaptıysa o da senin için aynısını yapıyordu.
 
Sağlam bir kelime dağarcığını nasıl inşa edersin?
 
Evi nasıl inşa ediyorsan öyle.
 
Taş üstüne taş. Kelime üstüne kelime. Geceler boyunca.
 
Aynı kural yüzmeyi öğrenirken de, post hareketlerini geliştirirken de veya bir iş kurarken de geçerli.
 

Hazır olmak için çalışmak her şeydir. Bu basit ve reddedilemez bir gerçek fakat sen bunu 18 yaşında kaybettin.
Bunları sana şu an yazma sebebim o yüzme testi değildi. Yüzme testi hiçbir şey değil. Hadi ama, sen Virginia’dan Afrikalı Amerikalı bir çocuksun. Her sene okyanusta dalarak büyümedin. Birazcık rahatla ve her gün antrenman yap ve böylece yüzme testini geçeceksin.
 
Asıl söylediklerim bu hayat olarak adlandırılan küçücük şeye nasıl yaklaşacağın.
 
Şu an sana seni çok şaşırtacak şeyi söylüyorum.
 
Dört yılda, U.S Donanması’nda Asteğmen olacaksın ve şu an aylık 1,260,90 dolar kazanıyorsun.
 
Evet bunun yüzlerce pizza alacak para anlamına geldiğini biliyorum ama hayır seni asıl şaşırtacak şey farklı.
 
Seni şaşırtacak şey draft gecesi San Antonio Spurs tarafından 1.sırada seçilecek olman.
 
Yıllık 3 milyon dolarlık bir kontrat imzalayacaksın yanında 1 milyon dolarlık imza bonusu ile.
 
Donanmada görevliyken, NBA’de oynamayı hayal edip bekliyordun, şu an ise 1 milyon dolarlık çek alıyorsun.
 
David Robinson Action Portrait

 

Hayatındaki en gerçek dışı an olacak. Donanmadaki dalma istasyonunda görevlerini yaparken düşündüğün an gelecek, Bankada bir milyon dolarım var. Bu senin hayatının dönüm noktası.
 
Bu soru hakkında neden bu kadar uzun düşünmeni isteme sebebim bu.
 
Bunu neden yapıyorum?
 
Bu mektubu sana yazarken, büyüyüp olgunlaşıyorsun. Bir çok imkansız şeyi deneyimledin ve bir çok şeyi de berbat ettin. İki tane Olimpiyat Altın madalyası kazanacaksın, iki tane NBA şampiyonluğu kupasını kaldıracaksın, daha fazla kontrat imzalayacaksın ve kaçınılmaz şekilde kariyerin sona erecek. Ve iş adamı olarak ikinci hayatına başlayacaksın.
 
Ama soru hala aynı. Yüzme testi veya banka hesabı hakkında da konuşabiliriz veya NBA’den sonraki hayatında ne yapacağını da konuşabiliriz…..
 
Bunu neden yapıyorum?
 
Büyükbabanın hayal edebileceğinden bile daha fazla para kazanacaksın. Sana tavsiyem ise o ilk bir milyon doları sakla, kullanma. Donanmadan kazanacağın para ile geçin. O yeterli olacaktır.
 
Yaşıtların sana karakterinden ve mütevaziliğinden ötürü saygı duysun, sahip oldukların için değil. Ne yapacaksın ki zaten, deniz üssünde Ferrari mi süreceksin? Bunun kime ne faydası olacak?
 
Robinson poses

 

Finansal gücünü, topluma yatırım yapabilecek bir şirket kurmak için harca, özellikle Afrikalı-Amerikalı topluluklar için. Bu toplumlarla bağlantılar kur ki içlerinden senin gibileri de çıkıp hayallerinin peşlerinden gidebilsinler.
 
Söylemekten nefret ediyorum ama gelecek zamanlar çok daha acımasız olacak. Dünya senin gibi Afrikalı-Amerikalı gençler için çok zorlayıcı bir yer olacak. Hepsinin senin gibi rol model alabileceği büyükbabaları yok.
Yani seninle vedalaşmadan önce, bu iki şeyi hatırla:
 
Yüzme testinde başarısız olduğun zaman, mücadeleden vazgeçip kendini bırakma.Sadece babanın senin kelime bilgini o ince sözlükle nasıl geliştirdiğini düşün ve antrenman yap evlat.
 
Ve o imza bonusu olan 1 milyon doları aldığında, 1 milyon ile neler yapabileceğini düşünmek yerine büyükbabanın 100 dolar ile neler yaptığını düşün.
 
Bu bile yardımcı olmazsa, Tanrı’ya güven.
 

Saygılarımla, David Robinson.

 

DAVID ROBERSON | THE PLAYERS’ TRIBUNE

screenshot_2

Yazar: Cem Melek

Hayatı basketbol.