Emeklilik Ben Wallace’a Yaramamış

Orçun Dinç

The Undefeated sitesinin Ben Wallace ile yaptığı röportajı çevirdik.

Basketbol taraftarları 2003-04 Los Angeles Lakers’ı erkenden şampiyon ilan etti fakat finallerdeki rakipleri Detroit Pistons daha farklı bir sonuç ortaya koydu. Ben Wallace ve arkadaşları şaşırtıcı bir şekilde seriyi 4-1 kazanarak kupayı eve götürdü.

 

Üzerinden onu aşkın yıl geçmiş olsa da 44 yaşındaki Wallace tüm bu anıları hafızasında tutuyor ve takım arkadaşlarıyla hala görüşüyor.

 

“Sheed (Rasheed Wallace), Chauncey (Billups), Rip (Richard Hamilton) ve Tayshaun (Prince) ile birkaç gün önce görüştüm. Hepimiz bir gruptayız. Hala yaşayan en iyi beş biziz. Hepsi kardeşim gibi.”

 

 

4 kez All-Star ve 4 kez yılın savunmacısı olan (kendisi ve Dikembe Mutombo dışında ligde dört kez yılın savunmacısı seçilen başka oyuncu yok) Ben, ligde 16 yılını geçirdikten sonra 2012’de basketbola veda etti.

 

Wallace’ın basketboldan sonraki hayatına alışma süreci pek kolay olmamış. Emeklilikten hemen sonra neredeyse iki yıl boyunca depresyona girdi ve kendini toparlayamadı. 20 kilo verdi.

 

“Basketbol akılla kontrol edilen bir şey.” Diyor Wallace. “Basketbol seni bir yolculuğa çıkarıyor. İhtiyacını neredeyse karşılıyor. Bir gün çıkıp 20 ribaund alırım ama ertesi gün 7 veya 8 ribaund alabilirim. Şimdi kendini kanıtlamak için bir sonraki zamanı bekliyor gibisin. Emekli olduğumda dışlanmış hissettim. Kimse seni merak etmiyor, alışkın olduğun aramalar artık gelmiyor. Sonrasında keyfin kaçmaya başlıyor ama ertesi gün seni tekrar ayaklandıracak bir maç olmuyor. Devamında ise battıkça batıyorsun.”

 

Wallace bir şeyler yapmak zorunda oluyordu ve bir şeye ihtiyacı olduğunda aramasını söyleyen herkesi tek tek aramış. İlk aradığı kişi Dallas Mavericks koçu Rick Carlisle olmuş.

 

Ben Wallace bu durumu “Benim için önemli bir aramaydı çünkü onun için oynamıştım ve beni tanıyordu.” Diyerek açıklıyor. “Telefonu açtı ve tam olarak ne ihtiyacım olduğunu biliyordum. İletişime geçmem gereken insanların listesini verdi. İki yıl önce Mike Woodson ve Doc Rivers’ı aradım. Hepsi çok yardımcı oldu ve bana doğru yolu gösterdi.”

 

Carlisle, Wallace’a G League seviyesine dönmenin onun için bir problem olup olmayacağını sormuş. Wallace ise olumlu cevap vermiş. Şimdi NBA G League takımı Grand Rapids Drive’ın hissedarı ve genel başkanı olarak basketbola döndüğü için mutlu.

 

Ben Wallace

 

Karısı ve çocukları, Richmond, Virginia’daki yeni evlerinde kendinden bir uçak seyahati kadar uzakta olsa da Wallace tekrar Michigan’da olmaktan büyük mutluluk duyuyor.

 

Wallace’ın bildiği tek şey basketbolla ilişkisini tamamen kesmek istememesi. Her şeyden önce basketbol onun ilk aşkı.

 

Wallace liseyi bitirdiğinde ona gelen hiç birinci seviye burs teklifi yoktu. Alabama yerlisi, uzun forvet ve pivot, Cuyahoga Koleji’nde ve Virginia Union’da kolej basketbolu oynamış Ben; 1996’da drafttan seçilemedi. Şansını İtalyan takımı Viola Reggio Calabria için denedi.

 

NBA kariyerindeki noktaları Washington, Orlando, Chicago, Cleveland ve en önemlisi 3 numaralı formasının törenle emekliye ayrıldığı Detroit Pistons oldu.

“Orası adam olduğum yerdi.” diye bahsediyor Wallace. “Çocuklarımın doğduğu yer. Evimdeymiş gibi hissediyorum. Ün kazanmaya, bilinir bir basketbolcu olmaya başladığım yer orası.”

 

Wallace kendini emeklilik hayatına hazır sanmış ama yakın zamanda biriktirdiği paranın ona yetmediğini farketmiş. Hiç evde olmamaktan sürekli evde olmaya geçiş süreci de hiç kolay olmamış.

“Yaptığım hata şuydu: İlgilenecek başka şeyler bulmayı ve farklı alanlara yönelmeyi düşünmek. Şimdikilerin bunu oyuncuyken yapabiliyor olması mükemmel. Ben emekliliğimi bekledim, farklı şeyler aradım, finansal olarak da hazırdım ama temelim yoktu.”

“Emeklilikte eve geldiğinde oluşan tüm boş zamana alışman gerek. Hiçbir işin olmadan uyanıyorsun. Hayatımdaki en büyük değişiklik buydu, bir planlamaya sahip olmadan yaşamaya alışmak. Karımı ve çocuklarımı delirtiyorum.”
Şimdi ise Wallace yeni şeyler denerken güzel hatıralar da ediniyor.

 

Satın aldığın ilk pahalı şey nedir?
Chris Webber’den Chevy Tahoe almıştım. Almak ister miyim diye sordu ve bana iyi fiyata sattı. Arabanın bakımı yaptırdı, rahatça 50.000 $ eden arabayı 1996 yılında bana 20.000 $’a sattı. Çaylak yılımdı ve kontratım sadece 225.000 $’dı.

Aktif oyunculara basketbol sonrasındaki hayat için vereceğin tavsiye nedir?
Şimdiden hazırlanmaya başlayın. Vakit geçirebileceğiniz bir şeyler bulun.

Aldığın en iyi tavsiye nedir?
Papazım bana hayır demeyi öğrenmem ve kelimenin gücünü anlamam gerektiğini, çünkü kendime tekrar gelebilmem için bunun tek yol olduğunu söylemişti. Aileye hayır demek gerçekten çok zor.

Favori televizyon programın nedir?
Bir süre Power izledim. İlk çıktığındaki Empire.

 

Nasıl sağlıklı ve zinde kalıyorsun?

Hala antrenman yapıyorum. Basketbolu eskisi kadar ciddi oynamıyorum ama şut atıyorum, koşuyorum, hareket ediyorum. Ne yediğim ve ne kadar yediğim konusunda kendime hakim olmaya çalışıyorum. Bunları yaptıkça kilo verdim.

 

Bize Wallace Motorsports’u ve uzaktan kumandalı yarışın temsilcisi olmayı anlatır mısın?

Wallace Motorsports, uzaktan kumandalı araçları sınıflandırdığım şirketim. İtalya’da ABD’den uzaktan kumandalı araç ithal eden bir şirketle çalıştım. Genel merkezim New York’ta. Depresyondan çıkmaya çalışırken yaptığım şeylerden biri uzaktan kumandalı yarışlardı. İzlemeye gidip her şeyi unutuyordum. Yardımcı oluyordu. Uzaktan kumandalı yarışlar gün geçtikçe unutuluyordu fakat ben gün yüzüne çıkarmaya çalışıyordum. İnsanların bunu bilmesi artık büyük bir şey. Önemli yarışlardan birine katılırsan 200’den fazla yarışmacı olduğunu görürsün. Dünyanın her yerinden sürücümüz var.

Uzaktan kumandalı yarışın elçiliğini yapıyorum. Buna daha çok dikkat çekmeye çalışıyorum. Bu toplumun her sınıfına, yaşına hitap eden bir aktivite.

 

Eski takım arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl?

Takımla ilgili en kusursuz şey bu. Sadece takım arkadaşı veya meslektaş değildik, biz bir aileydik. Bu yüzden birbirimizin performansını arttırıyorduk. Chauncey’nin kızlarından birinin okulda gösterisi olduğunu ve tüm takımın o gün orada olduğunu hatırlıyorum. Böyle bir aileydik. Her yılbaşı partisinde Rasheed’in evine, her noelde ise Chauncey’in evine gidilirdi. Hep birlikte aile olarak hareket ederdik, hala öyleyiz. Bu yaz Çin’e Rasheed ile beraber gittim.

Bunlar da ilginizi çekebilir: