Duygu kavramı insan beyninde tarih boyunca karmaşık bir algı oluşturmuştur. Arşimet suyun kaldırma kuvvetini keşfettiğinde mutluluktan sokakta çıplak koşmuş, Hitler savaşı kaybettiğinde ise intihar etmiştir. Meydana gelen olaylar insanların tepkilerini bu derece şekillendirmiştir yani. Çoğumuz verdiğim örnekleri hayalimizde bile gerçekleştirmeye yeltenemiyoruz. Kuşkusuz ki insanı en çok yaralayan duygulardan biri de dışlanmak ve istenmemektir. Buna karşın verdiğimiz tepkileri ise karakterimizin yansıması oluyor haliyle. Indiana Pacers organizasyonu ise bu yıl ortaya koyduğu karakter ile ne denli bir güçte olduğunu başta oyuncular olmak üzere hepimize gösterdi.

 

ındıana pacers paul george trade ile ilgili görsel sonucu

 

Geçen sezonun sonunda ligin süper star sayılmayan ama star olarak herkesin kabul ettiği Paul George Indiana’dan ayrılmak istediğini belirtmişti. Bu açıklamanın ardından organizasyon için yapılacak tek bir şey kalmıştı. Buradan minimum zarar ile kurtulabilmek. Cleveland’a takası kapıdan dönmüş ve lafı uzatmadan OKC ile anlaşmaya varmışlardı. George karşılığında NBA’de ikinci yılında ikinci takasını olmuş Domantas Sabonis ve Victor Oladipo’yu takıma kattılar. George’un yanında Jeff Teague, Monta Ellis, Aaron Brooks, Rodney Stuckey gibi rotasyon oyuncuları da takımdan ayrıldı. Takımın müzmin delisi Stephenson, basketbol miadını doldurmuş Al Jefferson ve rotasyon oyuncusu olmaktan öteye geçememiş Thaddeus Young, umut vaat eden Myles Turner ile beraber takımın önceki sezondan kalan miraslarıydı. Bunların yanına da bugüne kadar oradan oraya savrulup hiçbir baltaya sap olamamış Bojan Bogdanovic, Cory Joseph ve Darren Collison eklenerek ana rotasyonu 8-9 kişiden oluşan ilk etapta bakıldığında drafta oynayacağı öngörülen bir takım kuruldu diye düşündük hepimiz. Girişte bahsettiğim konu da tam olarak buydu tamamen dışlanmış oyunculardan kurulan bir kadro.

 

Biliyorum karamsar bir tablo duruyordu Indiana ve destekçileri tarafından. Ama açık konuşmak gerekirse hemen hemen hepimizi yanılttı bu kadro. 48 galibiyet alarak lig sekizincisi olarak bitirdiler sezonu. Oyun hızı olarak ligin kalburüstü takımları arasına giren, savunması hücumuna nispeten daha iyi bir takım profili çizdiler. Nitekim ligin en çok top çalan üçüncü takımı ve ligin en az top kaybeden beşinci takımı oldular. Topun kıymetini bilerek oynadılar tüm sezon. Gittikçe üçlük çizgisinin gerisine doğru evrimleşen basketbolda ligin en az üçlük deneyen, en az üçlük isabeti bulan fakat en yüzdeli üçlük atan takımlarından biri oldular ayrıca. Çok mu güzel oynadılar? Çoğu kesime göre hayır ama izlenebilecek bir şey sunabildiler. Sahaya çıktıklarında mücadele edeceğini bildiğimiz bir takım oldular. Egoların konuşmadığı, takımdaşlığın ön planda olduğu bir ekip olabildiler. Onları izlerken aklıma hep bir önceki sezon bunu daha iyi bir şekilde yapabilen Boston Celtics geldi açıkçası. Umarım önümüzdeki sezon da aynı mücadeleyi ve çabayı izleyebileceğimiz bir takım izleriz.

 

ındıana pacers ile ilgili görsel sonucu

 

Bir parantez açıp takımdaki iki oyuncudan bahsetmek istiyorum. Lige ilk geldiğinde hırsı, mücadelesi ve gücüyle farklı bir tat bırakacağı konuşulan Oladipo geç de olsa bunu bize gösterdiği için bu sene onun adına gerçekten çok mutluyum. Ne yaptıklarının kendilerinin de farkında olmadığı Magic organizasyonu ve ne yaptığını çoğu zaman kendisi de bilmeyen Westbrook için oynamak gerçekten çok zor. Ama nihayet istediği bir ortam, takım ve koçu bulabildi. Temennim o ki bu çocuğu umarım daha çok izleriz sakatlık veya başka bir engelle karşılaşmadan. Diğer oyuncumuz ise Myles Turner. Draft olduğu gece baya arkalara düşmesi şaşırtmıştı baya ve Indiana için büyük bir şans olacağını düşünüyordum. İlk senesini bir çaylağa göre iyi geçirse de bu sene bu ortamda hayli geride kaldı. Onun da ayak uydurması takımı daha iyi bir konuma getirebilirdi ki bunun için iyi bir ortam var. Gençlerin merkezde olduğu orta sınıf oyuncuların rehberlik ettiği bir takım NBA’de az rastlanabilecek bir durumdur. Onun da kendine bu konuda çeki düzen vereceğini düşünmek istiyorum.

 

ındıana pacers ile ilgili görsel sonucu

 

Play offlarda basketbol azmanı ile oynadılar. Takım kötü olsa da tek başına çıkıp seriyi aldı LeBron James. Buna rağmen seri yedinci maça kadar uzandı. Takdir edilerek geçirilmiş bir sezonu elenseler bile güzel bir seri ile taçlandırdılar. Tüm maçlarını izlediğim tek seri oldu şimdiye kadar oynanan play off döneminde.

 

Bir nokta da Indiana taraftarına açılmalı. Tamam NBA’de taraftarın desteği Avrupalı’ların mantığı gibi değil ama 2004’te yaşanan olaydan beridir bir türlü affedemediniz takımı. Şu keyifli basketbola rağmen ligin taraftar sıralamasında 27. sırasında takım. Celtics, Thunder, Sixers, Heat taraftarına bakıp biraz feyz alınmalı. Yeter bu takımı yalnız bıraktığınız yani. Türkiye’den ben isyan ediyorum sizin yerinize…

 

ındıana pacers bankers life ile ilgili görsel sonucu

 

Bahsettiğim oyuncular ve takım yetersiz görülmüş ve ya dışlanmış oyuncular. Tanking yapması beklenen bir takıma itilmiş oyuncular ama unutulan bir şey var ki bazı yıkımlar yeni ve daha güzel yapıların oluşması için alan oluşturur. Bazen planlayarak o yapı kurulur bazen de doğa, evren ve ya ilahi bir güç doğaçlama bir yapının oluşması için parçaları bir araya getirir. Pacers bu sene galiba ikinci öngörü ile ortaya çıktı. Bu seneki sistemin üzerine gidip uzun yıllar bize bunları izlettirirler mi bilmiyorum ama izlettikleri keyifli basketbol için kendi adıma onlara teşekkürü bir borç biliyorum.

Basketbolla kalın.

Yazar: Ömer Akın