2012 yılında Galatasaray’dan kolej basketboluna geçiş yapan ve bu sene Draft’a girecek olan Burak Eşlik, sorularımızı yanıtladı.

 

 

Fileli Pota: Öncelikle Türk basketbolundan bahsedelim. Ligimizin maçlarını takip ediyor musun? Galatasaray ve Türkiye günlerini özlüyor musun?

Burak Eşlik: Sosyal medyadan ve bazı oyuncu arkadaşlarımdan aldığım haberlerle elimden geldiğince takip ediyorum. Galatasaray’da eski takım arkadaşlarımla güzel günlerim oldu ve elbette özlediğim zamanlarım var. Küçük ve yıldız takım yıllarım benim için gerçekten güzeldi.

 

Fileli Pota: SIU Edwardsville kolejine girdiğin ilk gün ile şu an arasında ne gibi farklılıklar var? Bir NCAA kolejinde oynamanın pozitif ve negatif yanları neler?

Burak Eşlik: Basketbol olarak kendimi fazlasıyla geliştirdim. NCAA Division 1 seviyesinin antrenmanları ve disiplini beni daha iyi bir oyuncu yaptı. Mental açıdan ise karakterimi güçlendirdi. Buraya geldiğim günden beri yaşadığım inişli çıkışlı maçlar, antrenmanlar vs. beni daha güçlü kıldı diyebilirim. İşin negatif kısmında ise tek bir şey var, o da fazlasıyla meşgul olmam. Okul ve basketbolu birlikte götürmek, bazen okulun zor olması ve basketbolun yoğun olması sıkıntılı zamanlar yaşattı.

 

Fileli Pota: NCAA’de kolejlerin, takımlarına kattıkları oyuncuların sadece iyi özellikleri üzerinden katkı almaya çalıştıkları ve zayıf yönleri üzerine pek yoğunlaşmadığı söyleniyor. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Burak Eşlik: Buna asla katılmıyorum. Genel idmanlarımız haricinde yaptığımız antrenmanlar ve bana yapılan özel idmanlar zayıf yönlerimiz üzerine oluyordu. Özellikle yaz idmanları oyuncuların zayıf yönlerine odaklanması için var ve neredeyse tüm takımlar bu dönemlerde yoğun oluyor.

 

Fileli Pota: 2012’de Galatasaray’dan ABD’ye gitmiş birisi olarak, Türk basketbolu ile kolej basketbolu arasında ne gibi farklılıklar var? Hücum süresinin daha uzun olması, maçların periyotsuz iki devre üzerinden oynanması seni ne yönden etkiledi?

Burak Eşlik: Kolej basketbolu ile Türk basketbolu arasındaki en bariz fark atletik (hız, çabukluk vb.) özellikler. NCAA antrenmanları, altyapıyla kıyaslandığında çok daha uzun ve yoğun. Hücum süresi veya iki devreden oynanması beni hiç etkilemedi. Böyle bir baskı altına bile girmedim. Sonuçta basketbol oynuyoruz ve maç süresinde bir farklılık yok.

 

Fileli Pota: Bir NCAA kulübü eğitimi ile Türk kulüplerinin eğitimi arasında nasıl farklılıklar var? Kulüplerimizin altyapı noktasında eksik yönleri neler?

Burak Eşlik: NCAA takımlarının çok daha organize ve disiplinli olduğu kanaatindeyim. Herkesin tek bir noktaya konsantre olması, herkesin aynı ortamda bulunmasıyla disiplin beraberinde geliyor. Okulunuz aynı, antrenman yeriniz aynı ve aileni hiç görmeden devamlı takım arkadaşlarınlasın, onlarla aynı odada kalıyorsun. Bu durumda koçların oyuncular üzerindeki etkisi de daha fazla oluyor. Türkiye’de bildiğiniz üzere çok farklı. Herkesin farklı okula gitmesi, farklı yerlerde yaşaması, kolejdeki gibi 7/24 koç gözetiminde olmadığından dolayı Türk kulüplerinin oyuncuyu takip etmesi ve eğitmesi daha zor bir hal alıyor. Bu noktada Türk kulüplerinin bir suçu olduğunu düşünmüyorum çünkü ABD ve Türkiye’deki sistemler tamamen farklı. Burada sadece kolej basketbolu var, herkes bir noktaya odaklanıyor ve bu NCAA eğitimini daha güçlü kılıyor. Türkiye’de oyuncunun okulu farklı, kulübü farklı ve hepsinin farklı ligleri var. Bundan dolayı Türkiye’nin eğitimi biraz daha geride ancak tamamen sistemden kaynaklı bir durum.

 

Fileli Pota: Oyun tarzından bahsedelim biraz. Hangi oyun tarzı hoşuna gidiyor? Kendine belirlediğin bir idol var mı?

Burak Eşlik: Ofansif ve agresif olmam öne çıkan özelliklerim. Kendime çok güvenirim. Tamamen odaklandığım bir idolüm yok ancak burada kendi antrenörlerim ve rakip takım antrenörleri tarafından saha içinde veya dışında ‘Ginobili’ diye çağırılıyorum. Bu çok güzel bir duygu çünkü Manu gerçekten iyi bir oyuncu ve onun agresifliğine, oyununa özellikle rakip antrenörler tarafından benzetilmem güzel bir şey.

 

Fileli Pota: NCAA’e gidiş sürecin nasıl gerçekleşti? Oradan bir teklif aldın mı? Bize bahseder misin?

Burak Eşlik: NCAA macerasından önce iki yıl NJCAA (Junior College) liginde oynadım. NJCAA’deki 2 yıllık performansımın sonunda NCAA’den bir çok takım beni izliyordu, epey teklif aldım. Tercihimi ise SIU Edwardsville’den (Southern Illinois University) yana kullandım.

 

Fileli Pota: Avrupa basketbolu hakkında ne düşünüyorsun? İlerde ülkemize veya Avrupa’ya dönmek ister misin?

Burak Eşlik: Avrupa basketbolu gerçekten önemli bir seviye. Geçtiğimiz sezon elimden geldiği kadarıyla maçları takip etmeye çalıştım. Draft’ın ardından menajerimle opsiyonlarıma bakacağım ve benim için en iyisi neyse ona karar vereceğim. Türkiye’ye de dönebilirim, Avrupa’ya da gidebilirim, burada da kalabilirim. Sporda her şey mümkün.

 

Fileli Pota: Fenerbahçe, bu sezon EuroLeague şampiyonu olarak bir ilke imza attı ancak kemik kadroda yerlilerin pek yer almaması büyük bir tartışma konusu. Bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

Burak Eşlik: İlk olarak Fenerbahçe’yi başarısından dolayı tebrik ederim. Gerçekten hakedilmiş bir şampiyonluk ve Türkiye adına büyük bir başarı. Bu tartışma konusu Türkiye genelinde hakim olan bir problem. Türk oyuncuların oynamaması onların özgüvenlerini kaybetmelerine yol açıyor ve süre aldıkları zaman verimli olamıyorlar. Bu konuda Türkiye’deki bazı basketbolcu arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla söyleyebileceğim pek bir şey yok ancak onlar adına üzülüyorum. Antrenörlerin yetenekli, çok çalışan oyunculara güvenip süre vermesi Türk basketbolunun geleceği açısından çok önemli.

 

Fileli Pota: Bu sene NBA Draftı’na katılacaksın. Yakın gelecekteki hedeflerin neler? Draft’ta seçileceğin takımı karar verme şansın olsaydı, hangi takıma neden giderdin?

Burak Eşlik: Draft sonrasında durumum belli olacak ve odak noktamı belirleyeceğim. Bu yaz bütün opsiyonlara göz atacağım ve dediğim gibi, benim ve geleceğim için en iyisi hangisi ise o yönde ilerleyeceğim. Takım seçme konusuna gelirsek, öyle bir şansım olsaydı sanırım San Antonio Spurs derdim. Takımın sistemi ve Avrupalı oyuncular tarafından iyi bilinen Gregg Popovich benim için iyi bir seçenek olurdu.

 

Burak Eşlik’e bizimle röportaj yapmayı kabul ettiği için teşekkür ederiz.

Yazar: Orçun Dinç