Asıl hikaye son paragrafta. Türk Kadın Basketbolu’nda kulüpler ve bu işin karar mercinin uzlaşmasıyla, gelecek sene yabancı sınırını 3+1 olarak değiştirdi. Yani en az 2 yerli oyuncu parkede olacak her zaman. Bu zamana kadar yabancı sınırını 4’ün üzerinde göremedik. Bu zamana kadar kulüpler bazında yaşanılan en büyük başarıların büyük pay sahibi yabancılar oldu. Yabancıların üstüne kurulan kadrolar, planlar.. Bunu değiştiremezsiniz. Oyuncu kendini geliştirir ve değiştirirse işte o zaman o da kendini işin içine atar. Bu işi başaranlar bu ülkenin en büyük figürleri. Fikrim; bu figürden 2 tane kaldı, Işıl ve Birsel. Ama sorun şu ki, şu anki alt jenerasyonlar ve faal oyuncular arasında bu figüre erişebilecek oyuncular göremiyoruz. Küçücük umutlar var ama tren kaçmak üzere. Altyapıdaki şampiyona sonuçları ortada. Felaket. Yine de halen kurtarma şansımız var, doğru tedaviyle ve oyuncuların da çabasıyla. Ama WNBA’ye yakın lig izleme şansımız varken, insanlara kadın basketbolunu sevdirecek ehil topçuları getirebilme imkanlarına sahipken, yerlilerin maaşlarını arttıracak ve belki de forma garantisiyle gelişimlerini durduracak mı bunu okuyabilmek önemli. Neden farklı Avrupa liglerinde Türk oyuncular görmüyoruz? Oralarda kral olacak, gelişim sağlanamaz mı? Pek tabii ki sağlanır. Bu zamana kadar yurt dışında oynayan Türk oyuncu sayısının bir elin parmağını geçmemesi.. Yurt dışı aslında en ferah çözüm. Oradan zararlı etkileşim alman imkansız. İllaki faydası olacak. Ama bu zamana kadar oyuncularımızın yurt dışını bir seçenek olarak görmemesini her zaman garipsemişimdir. Doğru kariyer planlamasıyla müthiş gelişim kaydedebilirsin. Bu bir fedakarlık değil.

 

 

Altyapıda Milli Takımlarımız perişan olurken, üst seviyede sınırı düşürmek değil olay. Formayı topçu alır, sınır değil. Eğer gerçekten forma şansı yoksa 2. ligde en az 6, 20 yaş altı genç oyuncu olur sınırı koyarsın. Rakamı sembolik yazdım. Ya da 2. ligde parkede en az 3 22 yaş altı oyuncu. Bunlar sembolik, kombinasyon. Kulüpler gelişimini izler, bakar, ona göre planını yapar. Onca hengameye, plansızlığa, ilgisizliğe, bu işten anlamayan kişilere rağmen nasıl halen Avrupa’nın en iyi ligiyiz ben de anlayamıyorum bazen. İşte rekabet ve kalite seviyesi bu noktada önemli oluyor. 3+1 kovalayan, altyapıdaki moral bozucu durumu doğru tenkit edemeyen insanlara rağmen bugün Türkiye Ligi, Avrupa’nın en iyi ligi. EuroCup’ta son dörde kalan dört takımımızın da en az 6 yabancısı var. 7 tane olan da var. Fenerbahçe’nin 5 yabancısı var. Aslında her şey burada. Zannediliyor ki, yabancı sınırını azaltmak Türk kadın basketbolunu kurtarmak, altyapıdan gelen iç karartıcı jenerasyonlardan sıyrılmak. İşte o iç karartıcı tabloyu erken görmek mühim. Sınırı azaltmayıp genç oyuncuları şevklendirmek, 4-5 yabancı +1 veya +2 25 yaş üstü oyuncuya izin verip diğerlerini genç statüsündeki oyunculardan kurmak. Dediğim gibi çok kombinasyon var. Yeter ki kafa yorulsun. Bence 4+0’da net tercih edilebilecek bir sınır değil ama 3+1’den iyidir tabii ki. Kadın basketbolu sevmeyen insanların oyuna bakış açısı olumsuzca kuvvetlenecek. Benim için görsel zevk bir miktar daha düşecek. Nevriye Yılmaz bıraktı, gelecek 3-4 şampiyona malumatı göreceğiz zaten.

 

 

Bu kararın izahı yok ama umrunda olan da yok. İspanya Ligi’nde 12 kişilik kadroda 8 yabancı hakkın var. 6 Avrupalı (2’si devşirme olabilir) + 2 kıta dışı. Ligdeki takımların durumları yok, kaliteli yabancılar alamıyorlar. 3 bin dolara orta sıra takımda oynayabiliyorsun. Para olsa ne büyük lig şansı.. Avenida ve Girona hariç bütçe farkı yok pek. Yine de oyunları zevk veriyor, pürüzsüz ve yerli oyuncuları da süre buluyor. Çok ciddi süre alan çok topçu var. Yani 8 yabancının +4’ü olmuyorlar. Kiralıyorlar oynatılmıyorlarsa. Avenida, Fenerbahçe maçında maçın kritik anında Quevedo’yu alıyor. İyi de süre veriyor. Quevedo 20 yaşında. Bu sezon onu hep izlemeye çalışıyorum, koç potansiyelinin farkında ve oyuncu da ona olumsuz geri dönüş yapmıyor. Çalışan topçu her zaman forma alır. Potansiyelini belli eden topçu her zaman forma alır. İspanya’da da, Fransa’da da böyle. Çünkü oralar işçi ligi. Yabancısıyla, yerlisiyle, çalışan her zaman oynar. Yerliye çifte standart yok. Sınırı indirip çifte standart uygulamak yok. NCAA’de 100’den fazla oyuncusu olduğu deniliyor İspanya’nın. İçlerinden 10-15 tanesinin yıldız potansiyeline sahip olduğu söyleniyor. 15 tane yıldız potansiyeli. Vay be. Ve şu anda Avrupa’nın kadın basketboldaki en başarılı Avrupa ülkesi fikrimce. Önemli topçuları Avrupa’nın en iyi takımlarında, WNBA’de. Biz onlardan topçu alıyoruz. Onlar bizden alıyor mu? Veya biz gidiyor muyuz? Acaba burada 8 yabancı hakkı olsa neler olurdu? Ne çığırtkanlıklar koparılırdı ?

 

Yazar: admin